17 Mayıs 2015 Pazar

Pariste gezilecek yerler

Fransa'nın başkenti Paris, her köşesi gezilip görülecek onlarca yer ve obje barındıran önemli bir turizm merkezi. Paris'in tarihi merkezi her ne kadar devasa bir alan kaplamasa da burada o kadar çok gezilip görülecek yer var ki,

Bu yazımızda kapsamlı bir Paris gezilecek yerler listesi vermeye çalıştık. Liste uzun olsa da Paris metrosunu ve tabanvayı stratejik olarak kullanarak birçok yeri ardı ardına görebilmeniz mümkün. Paris'te gezilip görülecek yerlere ulaşımı kolaylaştırması açısından kalacak yerinizi de iyi seçin. Bu konuda Paris'te nerede kalınır yazımıza bakabilirsiniz.

Listemize geçmeden önce oldukça işinize yarayacak bir pratik tavsiye verelim. Paris'te ve çevresinde 70 kadar önemli müze ve anıta giriş yapabilmenizi sağlayacak Paris Museum Pass adlı kart Paris gezinizin olmazsa olmazı. 2 gün (42 Euro), 4 gün (56 Euro) ve 6 gün (69 Euro) geçerlilik versiyonları olan bu kart uzun kuyrukların birçoğunu atlamanızı sağlayacak. Kartın geçerlilik günleri ardı sıra ama geçerlilik başlama zamanı ilk müze girişinizde. Yani kartı önceden alıp 2 gün sonra kullanmaya başlamanız mümkün. Bu kartın alternatifleri ise The Louvre, The Arc de Triomphe gibi 60 kadar anıta ve müzeye ücretsiz giriş yapmanızı ve kuyrukları atlamanızı sağlayacak ParisPass (bu kartla beraber bedava nehir turu, metro ve otobüs ulaşımı mümkün) ve daha ucuz altenatifi olan Paris ComboPass.

Eyfel Kulesi, Sainte-Chapelle, Catacombs ve Notre Dame Katedralinin tepesine tırmanan merdivenlerin girişi gibi yerlerde kuyruklar oldukça uzun. Buralara rahat ve hızlı çıkmak için açılış saatinden yarım saat önce kuyrukta olmazsanız en az 1 saat kuyruk beklemeniz gerekir. Birçok müze Pazartesi veya Salı kapalıdır, gezi planınızı buna göre yapın. Örneğin Louvre Müzesi Salı günleri kapalıdır. Paris'in bütün milli müzeleri her ayın ilk Pazar günü giriş ücreti almaz ama bu da oldukça uzun kuyruklar ve kalabalık sergiler demek o nedenle kalabalığın fenalık geçirteceği Eastern Tatili zamanı gibi bu zamanlarda da müzelerden hatta Paris'ten uzak durmaya bakın.

Öncelikle Paris'in gezilecek ve görülecek en önemli anıtlarına bakalım.

1889 yılında inşaa edilen Eyfel Kulesi (Fransızca La tour Eiffel) sadece Paris'in değil muhtemelen dünyanın en meşhur ve bilinen anıtı. Her yıl 7 milyona yakın kişinin ziyaret ettiği bu kule Paris'in hem en başta gelen gezilip görülecek yeri hem de şehirdeki en yüksek yapı olarak Paris'in en iyi kuşbakışı manzarasını görebileceğiniz yer. Eiffel'e en yakın metro istasyonu Bir-Hakeim ve RER istasyonu ise  Champ de Mars-Tour Eiffel. Eyfel Kulesini günde 25 bin kişi ziyaret ediyor ve bu nedenle kule girişinde uzun kuyruklar oluşuyor. Kuleye çıkmak istiyorsanız biletlerinizi internetten alabilirsiniz.

Fransız Gotik Mimarisinin nadide örneği, dünyanın belkide en ünlü katedrali olan Notre Dame de Paris Katedrali, Paris'in en meşhur yerlerinden biri. Paris'in şehir olarak ilk yerleşim yeri olan Sen Nehri üzerindeki Île de la Cité Adasında yerleşik bu katedral 1200lü yıllarda inşaa edilmiş ve yüzyıllar sonra Victor Hugo'nun ölümsüz Notre Dame'ın Kamburu romanına mekan olmuş. Öyle sadece çevresinde gezmekle ya da içine girmekle kalmayın, en tepe kulelere çıkın. En yakın metro istasyonu  Métro Cité ve en yakın RER istasyonu Saint-Michel-Notre Dame.

Place Charles de Gaulle Meydanının merkezindeki Arc de Triomphe de l'Étoile Paris'in en bilinen ve popüler anıtlarından bir diğeri. Meşhur  Champs-Élysées Bulvarının batı ucundaki bu anıt, Fransız Devrimi ve Napolyon Savaşları sırasında Fransa için ölenler anısına inşaa edilmiş.

Paris'in ilk akla gelen ve en önemli sembollerinden biri olan
Eyfel Kulesi
Paris'te gezilecek yerlerin en önemlilerinden biri de Axe historique (Tarihi Eksen) olarak bilinen ve bir dizi tarihi anıt, bina ve bulvarın sıralandığı, Paris'in merkezinden başlayıp batıya uzanan dümdüz bir hat. Bugün bu hat Louvre Müzesinden başlıyor ve Grande Arche de la Défense'de bitiyor. Hat üzerinde doğudan batıya doğru The Tuileries Gardens, Palace de la Concorde, Champs-Elysees, Arce de Triomphe, Porte Mailot, Pont de Neuilly ve La Defense bulunuyor.

Şehir merkezinin 20 kilometre güney batısındaki Versailles Şatosu (Château de Versailles), Paris'in mutlaka gezilip görülmesi gereken yerlerinden biri. Fransayı 72 yıl yöneten Kral Louis XIV'ün Paris'ten buraya taşınmasından Fransız Devrimine kadarki 100 senelik dönemde Fransa'nın politik merkezi olan bu saray bugün hala politik fonksiyonlara ev sahipliği yapsa da aslen devasa bir müze olarak hizmet görüyor.

Latin Quarter'daki Panthéon aslen Azize Genevieve'ye adanmış bir kilise olarak tasarlanmış olsa da daha sonra yapılan birçok değişiklikle bugün önemli Fransız vatandaşlarının gömülü olduğu bir anıtkabir işlevi görüyor. Burada mezarı olan Fransızlar Voltaire, Rousseau, Victor Hugo, Émile Zola, Jean Moulin, Louis Braille, Jean Jaurès,  Alexandre Dumas ve Marie Curie.

Paris'in en yüksek noktasındaki Sacré-Cœur Basilica'nın ön bahçesinden harika bir Paris manzarası seyretmek mümkün. Paris'in en popüler konaklama mekanlarından biri olan Montmartre bu kilisenin çevresi, Paris'in sanatçı ve bohem tayfasının takıldığı önemli merkezlerden biri.

Paris'in en korkunçlu gezilecek yeri kuşkusuz Catacombes de Paris. Zamanında Paris'in artık yer kalmayan mezarlıklarından taşınan yaklaşık 6 milyon insana ait kemiklerin eski maden ocağı tünellerinin duvarlarına dizilmesi ile oluşturulan bu devasa mezarlık bugün Paris'in ünlü gezilecek yerlerinden biri.

 Dünyanın en meşhur opera binası olan ve Paris'in Notre Dame kadar önemli sembollerinden Palais Garnier 1989 yılında hizmete giren Opéra Bastille zamanına kadar Paris operasının merkezi imiş. Burası Gaston Leroux'un 1910 yılında yazdığı ve daha sonra Andrew Lloyd Webber'in müzikalleştirip dünyaca ünlü hale getirdiği Operadaki Hayalet'in geçtiği mekan.

Cimetière du Père-Lachaise (Père Lachaise Mezarlığı) Oscar Wilde, Honoré de Balzac, Pierre Bourdieu, Maria Callas, Frédéric Chopin, Molière, Marcel Proust ve Jim Morrison gibi ünlülerin mezarlarının bulunduğu ve bu yüzden popüler bir Paris atraksiyonu. Buraya ulaşmak için pek çok turistin tercihi Line 3 üzerindeki Gambetta istasyonu. Buradan Oscar Wilde'ın mezarına yakın bir kapıdan mezarlığa girip gerisini de sonrasında kolayca gezmek mümkün.

Paris'te gezilecek yerler deyince anıt ve tarihi yapılardan sonra akla ilk gelen yerler Paris müzeleri.

Louvre Müzesi (Musée du Louvre) hem dünyanın en büyük müzelerinden hem de Paris'in önemli anıtlarından biri. Tarih öncesinden günümüze 35,000 kadar obje ve eserin sergilendiği bu devasa müze yılda 9 milyondan fazla ziyaretçi ile dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi. Müzeye ev sahipliği yapan bina 12. yüzyılda kale olarak yapılan ve daha sonra saraya dönüşen Louvre Sarayı. Louvre Müzesinde sergilenen en popüler eser muhtemelen Leonardo Da Vinci'nin Mona Lisa tablosu. Eser Fransız Kralı Francis I tarafından satın alınıp Paris'e getirilmiş ve Fransız Krallığı yıkıldıktan sonra da Cumhuriyetin malı haline gelmiş.

Paris'in ve dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi Louvre.
Bizce Paris'in Louvre'dan sonraki en görülmeye değer müzesi Musée d'Orsay. 1898-1900 yılları arasında inşaa edilmiş eski bir tren garının (Gare d'Orsay) ev sahipliği yaptığı müzede impressionist ve  post-impressionist sanatın en nadide eserlerini görmek mümkün. Müzenin inanılmaz koleksiyonu içinde Monet, Manet, Degas, Renoir, Cézanne, Seurat, Sisley, Gauguin ve Van Gogh gibi ağır topların tabloları var.

Önemli Fransız sanatçılarının bazılarının eserleri de toplu halde kendi adları ile anılan müzelerde sergileniyor. Rodin Museum, Picasso Museum, Musée Marmottan-Monet ve Musée Delacroix bu tür müzelerin en önemlileri ve gezilip görülesi yerler.
25 Nisan 2015 Cumartesi

Üsküp'te nerede kalınır?

Makedonya'nın başkenti Üsküp aynı zamanda ülkenin hem büyük şehri hem de ticari, politik ve kültürel kalbi. Tarihi boyunca birçok değişik uygarlığın yönetiminde kalmış olan bu şehirde en çok iz bırakanlar ise Osmanlılar olmuş. Bugün modern bir Balkan şehrine dönüşen Üsküp'te şehrin sembolü ve en önemli tarihi anıtlarından biri olan 15. yüzyıldan kalma Taşköprü (Stone Bridge) olmak üzere Osmanlı döneminden yüzlerce tarihi eser ve anıt görmek mümkün.

Üsküp'te nerede kalınır sorusuna cevap arıyor iseniz, bu yazımızda bu konuda oldukça işinize yarayacak bilgiler vereceğiz. Her ne kadar Üsküp'ün hem belediye hem de özel sektörce işletilen otobüslerden oluşan gelişmiş bir toplu taşıma sistemi olsa da hem hemen herşey Kiril Alfabesinde olduğundan hem de doğru dürüst otobüs haritası bulmanın zorluğundan bu sistemi ortalama bir turistin kullanması oldukça zor. Her ne kadar şehrin içinde taksi de kullanabilecek olsanız da ulaşımdaki bu ayrıntı nedeniyle şehrin merkezindeki bir otelde kalmanızı tavsiye edeceğiz.

Üsküp şehrinin merkezi ise hem şehrin hem de tüm Makedonya'nın en büyük meydanı olan Makedonya Meydanı (Macedonia Square). Burada şehrin en merkezi ama tabii ki en pahalı otellerini bulabilirsiniz. Taşköprü'nün dibindeki (gerçi bu otel nehrin öbür tarafında) 5 yıldızlı Hotel Stone Bridge ve meydana kısa bir yürüme mesafesindeki Holiday Inn Skopje buradaki ilk akla gelen büyük oteller. Holiday Inn Skopje örneğin tavsiye edilebilecek bir otel zira hem nehir kenarında hem de bar ve restoranlarla dolu bir caddenin sonunda ve burası yazları özellikle çok güzel ve cıvıl cıvıl bir yer.

Meydan ve civarında aynı zamanda daha küçük ve hesaplı otel ve hosteller bulmanız da mümkün. Bu meydan civarında kalmanız sizi Skopje'nin gezilip görülecek yerlerine oldukça kısa bir mesafeye koyacaktır. Meydanın hemen yanındaki GTC Skopje alışveriş merkezi içinde de 3 yıldızlı Hotel City Central International ve 2 yıldızlı Hotel Anja merkezi ve görece hesaplı konaklama imkanı sunuyor.

Üsküp'te nerde kalmalı - Makedonya Meydanı
Makedonya Meydanı Üsküp'ün en merkezi yeri ve eğer Üsküp'te nerede kalınır diyorsanız bu meydan ve yürüme mesafesindeki çevresi konaklamak için en pratik yer. Yukarıdaki fotoğraf şehrin simgesi olan, Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Taşköprü üzerinden çekilmiş. Meydanın ortasındaki heykel meşhur Büyük İskender heykeli.
Eğer Üsküp'te ulaşım gerektirecek bir yerde kalacak iseniz ise otobüs ve taksi fiyatlarını bilmenizde yarar var. Otobüs ucuz, bilet yaklaşık 30 - 35 MKD yani 1.5 YTL (bir miktar fazla olmak kaydıyla otobüs şoförüne de ödenme yapabiliyorsunuz). Yukarıda belirttiğimiz gibi Kiril Alfabesi sorunu var ve otelinizin resepsiyonundan size otobüs tarifi yapmalarını isteyin. Her ne kadar yeni kırmızı otobüslerde İngilizce açıklamalar olsa da siz otobüs numaralarını kafanıza yazarak plan yapın.

Normalde Üsküp'te bir taksi yolculuğu 300 MKD'den (yaklaşık olarak 15 YTL) fazla tutmamalı. Örneğin şehir merkezinden genç nüfus açısından popüler, bar ve kafeleri ile ünlü Biser Alışveriş MErkezinde sürecek olan 10 dakikalık bir taksi yolculuğu sadece 150 MKD tutar.
 
Makedonya Meydanı şehrin geleneksel hristiyan tarafında. Hemen yanındaki Taşköprüyü geçip kısa bir yürüyüşle ise şehrin müslüman tarafındaki 12. yüzyıldan kalma Old Bazaar bölgesine ulaşabilirsiniz. Burası Balkanlar'da İstanbul dışındaki en büyük çarşısı. Vardar Nehrinin doğu kıyısında Taş Köprü'den Bit Pazarına, Üsküp Kalesinden Serava Nehrine uzanan Old Bazaar daha çok Osmanlı mimarisinde ve burada birçok esnaf Türkçe konuşuyor. Çarşı içinde görülecek tarihi yapılar arasında yine Osmanlı mimari geleneğinin örnekleri Mustafa Paşa Camii, Kurşunlu Han, Sulu Han, Davut Paşa Hamamı bulunuyor. Burada eski Türk evlerinden de örneklere rastlamanız mümkün.

Üsküp'te pekçok tarihi Osmanlı Hanı var ama tabii ki bunlarda kalmak mümkün değil (Kapan Han restoran, Suli Han ve Kurşunlu Han ise müze) eğer belirtmek gerekli ise.

21 Nisan 2015 Salı

Malacca'da nerede kalınır?

Malezya'nın Malacca şehri, zengin koloni döneminden kalma geçmişi, yükselişte olan Peranakan mirası, ve Nyonya yemekleriyle sayesinde Malezya’nın tarihi gururu. Melaka olarak da okunan bu eyalet, ülkenin turizm endüstrisinde önemli bir yere sahip. 14. Yüzyılda kurulmuş bu şehir, Sumatra’lı bir prens olan kurucu Parameswara’nın himayesinde hızlıca ün kazanmaya başlamış. Portekizliler, Hollandalılar ve İngilizler tarafından yönetilen bölge, Porta de Santiago’dan (Portekizliler tarafından inşa edilen A’Famosa kalesinden kalan bir kapı) Hollandalıların inşa ettiği Stadhuys’a kadar bu yönetimlerin kalıntılarını taşıyor ve şehrin iyi korunmuş merkezinde bu izler görülebiliyor. Malacca küçük bir şehir, turistler için önemli görülecek noktalara hiçbir zaman çok uzakta olmadığınız için, yürüyerek gezmek fazlasıyla kolay.

Yıl boyu sıcak ve nemli havaya ara sıra yağışların eşlik ettiği Malaca, yıl boyu seyahat için uygun bir yer. Sıcaklıklar gündüzleri 30-35°C, geceleri ise 27-29°C derece arası ama yağışlarla hava biraz daha serin olabilir. Mayıs ve Haziran ayları çoğunlukla kuru geçerken yağışlar Ekim ve Mart arası gerçekleşiyor.  İnce giyinin ve iyi bir yürüyüş ayakkabısıyla güneş gözlüklerinizi yanınızda bulundurun: ve eğer güneş kreminizi almazsanız hazırlıksız yakalanabilirsiniz, -ne kadar yüksek GKF, o kadar iyi!

Malacca City

Malacca City’nin belki de en dikkat çekici özelliği Hollanda koloni döneminden kalma meydanı. Bu nehir kıyısındaki pişmiş çamurdan yapılmış kırmızı binaları özel yapan şeyler jaluzili pencereleri, kalın kapıları ve dövme demirden yapılmış kapıları, ayrıca Doğudaki heybetli Stadhuys binası da buradaki en eski Hollanda’dan kalma bina. Jalan Hang Jebat’a çıkan güney uçtaki beton köprüye kısa bir yürüyüş mesafesinde olan Malacca’nın yönetim başkenti, geniş bir antik mağaza koleksiyonuyla birlikte Jonker Walk gece pazarına da ev sahipliği yapıyor. Stadhuys’un güneydoğusunda ise Portekiz’den kalma A’Famosa Kalesinin kalıntısı –yalnız Porta de Santiago kapısı bulunuyor.

Malacca City otelleri ve karşılaştırmalı otel fiyatları gibi ayrıntılar için Malacca City Otelleri sayfasına bakabilirsiniz.

Jalan Hang Jebat

Dutch Square’in güney ucundan bir köprü Hang Jebat’a çıkıyor. Burası çoğunlukla Chinatown ya da Jonker Street olarak biliniyor ve önceleri Victoria dönemi aynalar, Nyonya porselenleri, sedef kakmalı Peranakan Akasya ağacından mobilyalar, tahtadan yapılmış, önceden afyon içmek için kullanılan yatakların ve daha fazlasının satıldığı antika mağazalarıyla meşhur. Ayrıca bölge içinde 19. Yüzyıldan kalma eski evler ve konaklarla birlikte sıralanmış, Jalan Tun Tan Cheng Lock (Melaka’nın Milyoner Evleri olarak da biliniyor) bulunuyor. Cumartesi ve Pazar günleri kurulan canlı ve eğlenceli Jonker Walk gece pazarı lezzetli atıştırmalıklardan ucuz hatıra eşyalara kadar her şeyi bulunduruyor.

Ayer Keroh

Kuala Lumpur’a giden otobanın hemen yakınında, Malacca City’nin 11 km güneydoğusunda, Ayer Keroh bulunuyor. Burası sonradan oluşturulmuş turistik noktalar olan gece görülmeye değer safarisiyle Melaka Zoo ve Melaka Kelebek & Sürüngen Sığınağını, bir go-kart pistini ve Ayer Keroh Golf & Country Club’ı barındıyor. 359 hektarlık bir ormanla birlikte burada ayrıca Asya halklarının evlerini gösteren Taman Mini Malezya Kompleksi (her biri Malezya’nın kültüründen ve sanatından çalışmalar içeren 13 farklı geleneksel ev) ve Taman Mini ASEAN bulunuyor. Buraya gitmek için Malacca City’den 19 numaralı otobüse binin.

Malacca Tanjung Kling

Malacca City’den 20 dakika uzaklıkta 9 km kuzeybatıdaki Tanjung Kling’e kıyı kenarında bulunan kampungları (Malezya köyleri) geçerek, keyifli bir yolculukla ulaşılıyor. Önceleri geçen tankerlerin sahili mahvettiği kirli, çamurlu bir şeritmiş burası. Ama şimdi, son iyileştirme süreci (Deniz kenarı apartman komplekslerinin inşaları ve temizlenmiş bir plaj) daha gelişmiş ve yeni bir Tanjung Kling oluşturmuş. Bu günlerde insanları yeniden kazanılmış plajlarda güneşlenirken, uçurtmalar uçururken görebilirsiniz ve hatta burada atla dolaşan bir operatör bile var. Bunlara ek olarak Tanjung Kling, Malacca’nın deniz ürünlerine yönelik en iyi restoranları ve işporta yemek stantlarını yol kenarındaki Pantai Kundor’da barındırıyor.

Taman Melaka Raya

Malacca City içinde bulunan Taman Melaka Raya kendi başına ayrı bir bölge değil. Özellikle Chinatown dışında geceleri açık çok restoran bulunmadığı düşünüldüğünde, burası şehrin tercih edilen, popüler bir yemek merkezi. Bir yasal anlaşmazlık yüzünden sökülmeden önce burası 60 metrelik Eye of Malaysia’ya (şehir merkezinin 360 derecelik bir manzarasını sunuyordu) ev sahipliği yapıyordu. Bölge yakında onun eksikliğini aratmayacak, Malaysia Eye adı verilen, daha yeni, daha büyük bir dönme dolabının kuruluşunu görecek (Aralık 2011). Malacca’nın iki en büyük alışveriş merkezi Mahkota Parade ve Dataran Pahlawan da burada bulunuyor. 
20 Nisan 2015 Pazartesi

Penang'da nerede kalınır?

Malezya’nın kuzeydeki kapısı Penang, aynı zamanda ülkedeki en eski İngiliz yerleşkesi. Pulau Pinang (Pulau Malaycada “ada” anlamına geliyor) olarak da bilinen eyalet başkenti Georgetown, 12,000’den fazla dükkan-evleriyle (alt katı dükkan üst katı ev olarak kullanılan iki ya da üç katlı yapılar) UNSECO Dünya Miras Listesinde. En çok yumuşak kumlu plajları ve üst sınıf otelleriyle bir tatil yeri olarak bilinse de, ülke halkı için Georgetown, Malezya'nın resmi olmayan yemek başkenti olduğunu söyleyeceklerdir.

Penang, sıcak ve ekvatoral bir iklimde. Ortalama sıcaklık gündüzleri 29-35°C ve geceleri 26-29°C; fakat bir ada olduğu için gündüzleri sıcak anakaradan çoğunlukla daha yüksek ve bazen 35°C’ye kadar ulaşabiliyor. Güneş kreminizi unutmamak en iyisi –ne kadar yüksek GKF, o kadar iyi. Hava çoğunlukla akşamları yağmur yağışlarının görüldüğü muson mevsimleri dışında güneşli.

Biz bu yazımızda Penang’da nerede kalınır sorusuna cevap vereceğiz. Penang’ın havalı konaklama yerlerinin çoğu plaj tatil yerleri şeklinde, ana turist plajı Batu Feringghi’de bulunuyor. Sırt çantasıyla seyahat edenlere uygun seçenekler ve birkaç klasik lüks otel de Georgetown’da bulunuyor. Chulia Street, Muntri Street ve Love Lane Area’da uygun fiyatlı oteller bulabilirsiniz.

Penang Haritası
Penang Haritası
Georgetown

Daha sonraları kral olacak Galler Prensi IV.George’tan ismini alan Georgetown’ın, uzun ve meşhur bir tarihi var. Adanın kuzeydoğu kısmındaki eyalet başkenti Georgetown (2008’den beri Dünya Mirası Alanı) dört ana caddeyle belirlenmiş: Lebuh Pantai, Lebuh Light, Jalan Masjid Kapitan Keling ve Lebuh Chulia. Çinli zanaatkârlar tarafından inşa edilmiş, savaş öncesinden kalma 12,000 eve ve Kompleks Tun Abdul Razak (KOMTAR) gökdelenine ev sahipliği yapan şehir, adanın en popüler görülmesi gereken noktalarıyla birlikte eyalet içindeki en iyi işporta yemek satıcıları pazarına da sahip.

Georgetown’daki oteller için, oda fiyatları ve müşteri değerlendirmeleriyle birlikte Penang Georgetown otelleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Georgetown Penang
Georgetown Şehri, Penang
Batu Feringghi

Penang’ın ana plajı Batu Ferringghi, geçmişte en çok hippilerin takıldığı mekân olarak biliniyordu. Bugünlerde ise üç kilometre boyunca uzanan beyaz kumlu plajıyla üst sınıf otellere ev sahipliği yapıyor. Foreigner’s Rock(Yabancılar Kayası) olarak da bilinen bu bölge, çoğunlukla paket turlarla adaya gelenler ve Orta Doğulu ziyaretçiler tarafından rağbet görüyor. Casuarina ve palmiye ağaçlarının sıralandığı plajın suları kristal berraklığında olmasa da (tatilciler genellikle konforlu tatil yerlerinin havuz kenarlarında takılmayı tercih ediyor) yine de fazlasıyla popüler. Batu Ferringghi’nin efsanevi gece pazarı ve iyi yemekleri bu şerit boyunca her yerde bulunabiliyor.

Batu Ferringghi’deki oteller, oda fiyatları ve müşteri değerlendirmeleri için, Penang Batu Ferringghi Beach otelleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Batu Feringghi Plajı
Tanjung Bungah

Georgetown’ın dış bölgelerinden otobüs yolculuğuyla 20 dakika uzaklıkta bulunan Tanjung Bungah, eskilerin durgun balıkçı köyü, şimdi ise deniz kenarı bir banliyö. Hem Gurney Drive hem de Batu Ferringghi’ye olan yakınlığından dolayı yakın zamanlarda Penang’ın en popüler bir turist noktalarından biri haline geldi. Buradaki plajlar daha batıda olanlara göre o kadar da saf olmasa da, yine de hoş ve buradaki oteller tertipli işletmelerden oluşuyor. Fiyatları da genellikle çok daha ucuz. Penang Water Sports Centre da burada bulunuyor.

Tanjung Bungah’daki oteller, oda fiyatları ve müşteri değerlendirmeleri için, Penang Tanjung Bungah otelleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Tanjung Bungah
Gurney Drive

Çoğu kişi burayı kendi başına ayrı bir bölge olarak kabul etmese de, Gurney Drive o kadar ki popüler ki burayı keşfetmek için biraz zaman ayırmalısınız. Persiaran Gurney olarak da bilinen bu yerden çoğunlukla “yeni Esplanade” (Georgetown’daki esas Esplanade’den ayırmak için) diye bahsediliyor. Burası “güneş burada batar” havasını veren iyi bir gece hayatı, deniz ürünleri restoranları ve işporta merkezleriyle dolup taşıyor. Su kenarındaki şerit aynı zamanda Gurney Plaza’ya –adanın en çok bilinen alışveriş merkezlerinden birine ev sahipliği yapıyor.

Gurney Drive’daki oteller, oda fiyatları ve müşteri yorumları için, Penang Gurney Drive otelleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Gurney Drive


19 Nisan 2015 Pazar

Bratislava'da nerede kalınır?

Slovakya'nın başkenti, kültürel ve ticari merkezi Bratislava aynı zamanda ülkenin en çok ziyaret edilen turizm noktası. Danube Nehri kıyılarında, nehre tepeden bakan kalesi, iyi korunmuş ve güzel binalarla süslü tarihi merkezi, birbirinden şirin ara sokakları ile gezilip görülesi bu şehir aynı zamanda Doğu Avrupa'nın en zengin şehri.

Bratislava uzun yıllar Macar İmparatorluğu'na başkentlik yapmış. 1993 yılına kadarda Çekoslovakya'nın başkenti imiş. Bu komunist dönem ülkesi tarihte pek rastlanmayan bir şekilde, barış içinde birbirlerinden ayrılmışlar ve bugün Çek Cumhuriyeti ve Slovakya birbirleri ile iyi ilişkiler içinde olan ve iş birliği içinde yaşayan iki ülke.

Bugün şehrin nüfusunun önemli bir kısmı Slovaklar'dan oluşsa da Bratislava, 19. Yüzyıla kadar çoğunluğu Almanlardan oluşan bir nüfusa sahipmiş. 1. Dünya Savaşından Alman ve Macarların çoğu şehirden göç etmiş, kalanlar da 2. Dünya Savaşından sonra şehirden gönderilmiş.

Bratislava'da nerede kalınır sorusuna tek tek Bratislava otel tavsiyesi vermek yerine, bu şehrin en popüler semtlerini tanıtarak cevap vereceğiz. Bizim tavsiyemiz aşağıda ayrıntılandıracağımız Stare Mesto, Ruzinov ve Nove Mesto bölgeleri (bu sırada). Şehir küçük ve suç oranı az ama Stare Mesto'nun karşı kıyısındaki Petrzalka bölgesinin yakın zamana kadar Bratislava'nın Bronx'u olarak anıldığını ve şimdi çok olmasa da suç oranı yüksek bir yer olarak bilindiğini hatırlatalım.


Bratislava Semtleri Haritası. Stare Mesto şehrin tarihi merkezi
Stare Mesto (Eski Şehir)

Bratislava'nın küçük ve güzel tarihi merkezi Stare Mesto olarak anılıyor. Tarihi merkez Hlavne namestie (Ana Meydan) ve Hviezdoslavovo namestie (Hviezdoslav Meydanı) adlı iki meydan ve çevresinden oluşuyor. Tarihi merkez küçük bir coğrafyaya yayılmış (Avrupa'nın en küçük tarihi merkezlerinden) ve bazı tepelik yerlere yürümek zor olsa da genelde yürüyerek gezilip görülebilecek bir yer. Bu bölge küçük ama oldukça güzel restore edilmiş ve özellikle havaların uygun olduğu zamanlar caddelere taşan barlar, restoranlar ve kafeler buraya çok güzel bir hava veriyor.

Hlavne namestie (Ana Meydan) Bratislava'nın en bilinen meydanı ve Bratislava Şehrinin kalbi ve merkezi olarak biliniyor. Old Town Hall ve Roland Çeşmesi burada.

Bratislava'nın tarihi merkezi bir turist için Bratislava'da kalınacak en iyi yerlerden biri. Buradaki oteller, karşılaştırmalı otel fiyatları ve konuk yorumları gibi ayrıntılar için Bratislava Stare Mesto Otelleri sayfasına bakabilirsiniz. En merkezi Bratislava oteller için Bratislava Main Square Otelleri sayfalarına bakabilirsiniz.

Bratislava'nın tarihi merkezindeki (Stare Mesto) ana meydan (Hlavne namestie)
Bratislava'nın tarihi merkezindeki (Stare Mesto) ana meydan (Hlavne namestie), şehrin merkezi ve kalbi.
Ruzinov

Tarihi merkeze bitişik Ruzinov endüstriyel binalar, alışveriş merkezleri, bankalar ve finans binaları ile dolu bir bölge. Her ne kadar endüstriyel bir yer olarak bilinse de oldukça yeşil ve güzel bir bölge burası. Ruzinov'un kalbindeki Štrkovec Gölü Bratislava'nın en iyi dinlenme ve spor yerlerinden biri. Bu bölgedeki otellerin bir çoğundan tarihi merkeze 10 dakika kadar bir trolleybüs yolculuğu ile erişilebilir.

Bu bölgedeki Bratislava otelleri için Ruzinov Otellerisayfasına bakabilirsiniz.

Nove Mesto

Stare Mesto'nun hemen kuzeyindeki Nove Mesto (Yeni Şehir demek) Küçük Karpatya Eteklerinde, önemli bir kısmı Bratislava Orman Parkı ile kaplı. Şehrin önemli turist atraksiyonlarından Kamzik TV Kulesi de bu ormanın içinde. Nove Mesto modern binalarla dolu ve şehrin tarihi merkezine yakın bir bölge. Burası Bratislava'da konaklamak için iyi bir alternatif.

Bu bölgedeki Bratislava otelleri için Nove Mesto Otelleri sayfasına bakabilirsiniz.

15 yaşındaki Çinli Plastik Kız

Bazılarımız her ne kadar "dış görünüş önemli değildir", "para önemli değildir" deyişlerini onaylasak da günümüz internet çağında dış görünüş sayesinde birden bire ünlü ve bazen de zengin olan o kadar çok insan var ki. Bu durumda dış görünüş takıntısının çok erken yaşlarda insanları eline geçirmesi de normalleşiyor.

Şu aşağıda fotoğraflarını gördüğünüz 15 yaşındaki Çinli kızı ele alalım. Henüz 15 yaşında olmasına rağmen önemli sayıda estetik operasyon geçirdiği her halinden belli olan ve Çin merkezli web sitesi Weibo'da Danae takma adıyla fotoğraflarını yayınlayan bu küçük kız bir anda dünyanın Asya tarafında ilgi odağı oldu.

Hem çok genç yaşta bıçak altına yattığı hem de aşırı pudralı ve üçgen kesim suratı nedeniyle oldukça "garip" göründüğü için bazılarının "hayalet" ya da "şeytan" görünümlü diye yaftaladığı genç kıza internette "plastik kız" ismi yakıştırılmış ve de kızımız genelde negatif yorumlar almış.

Ama görünen o ki "plastik kız" aldığı negatif yorumları pek kafaya takmıyor. İnternet sitesinde şöyle yazmış : "Bir yerde hayranlık olduğu sürece çekememezlik de olacaktır. Kıskanç kadınlardan ne kadar çok eleştiri alırsanız muhtemelen o kadar güzel görünüyorsunuzdur".

Bu yaşta nedense bu kadar bıçak altına yatan genç kızın siteye postaladığı ve genelde pahalı otel ve tatil köylerinde çekilen fotoğraflara bakarak kızımızın pek de öyle sıradan bir 15 yaş yaşadığını söyleyemeyiz.

15 yaşındaki bu Çinli kız estetik cerrahi ve bol pudra ile kaplı suratı nedeniyle bir anda ilgi odağı oldu.

Fotoğraflarında genelde pahalı otellerde ve pahalı giyisiler içindeki küçük kız genelde negatif yorumlar aldı.
Aldığı negatif yorumları "kıskançlık" olarak niteleyen genç kız aradığı ilgiyi çekmişe benziyor.
Bu tür estetik cerrahi dolu, pudra suratlı, nereden geldiği belli olmayan lüks içinde yüzen genç kızlar Asya'da bol olsa da bu kızın sadece 15 yaşında olması nedeniyle bu vaka özellikle ilgi çekti.

Bu oldukça garip durum aslında dünyanın en kalabalık ülkesi Çin'in şu an içinde bulunduğu psikolojik durumu özetler nitelikte. İnternet sitesindeki sonrada görmeliklerini eleştirenlere sanki yazdığı şeyler çok doğalmış gibi "kıskanç" yaftası yakıştıran kız muhtemelen "reklamın iyisi ya da kötüsü olmaz" diyerek çıktığı yolda amacına ulaştı ve pek yakında bir hosteslik teklifi ya da maaşlı "ikinci kadın" olma teklifi gibi oldukça karlı teklifler alacaktır.

Kaynak : Rocket News 24
16 Nisan 2015 Perşembe

Yaz gelemeden kilo vermek

Yaz kapıda, şunun şurasında 1.5 ay sonra Haziran ayına gireceğiz. Birçokları yavaş yavaş gezi, tatil planı yapmaya başladı ve bu planların önemli bir kısmında da plaj keyfi var. Ama tabii ki plaj demek, mayo demek ve mayo demek de kışın biriktirdiğiniz tüm kiloların reklamı demek. O nedenle kilo verme ve zayıflama çalışmalarına hemen başlamak gerekiyor.

Kilo vermek, zayıflamak ve genel olarak sağlıklı yaşam genel olarak azim, disiplin gerektiren ve zor bir iş olarak bilinir. Doğrudur, kilo vermek azim gerektiren birşey, özellikle o kiloları size aldıran alışkanlıklara karşı. Ama kilo vermenin formülü kolay aslında. Ve tabii zayıflamak sadece görüntü açısından yapılması gereken birşey değil. Sağlıklı yaşamak ve sağlıklı olmak için de kilo vermeniz gerekli.

Yaz tatiline çıkmadan, seyahat etmeden önce yavaş yavaş kilo verme çalışmalarına başlamak isteyenler için birkaç kolay kilo verme tavsiyesi verelim istedik bu yazımızda.

Kilo vermek konusunda ciddi iseniz ilk yapmanız gereken şey yiyeceklerin etiketlerini okumayı öğrenmek. Yediğiniz ve içtiğinizin kalori hesabını yapmaya başlayarak kilo verme konusunda bilinçli ilk adımı da atmış oluyorsunuz. Kalori hesabı çok önemli ve kilo vermenin ilk şartı. Siz belki su içseniz yaradığını sanıyor, her yerde "hiçbir şey yemiyorum yine de kilo alıyorum" diyor olabilirsiniz. Ama muhtemelen kalori hesabından bi habersiniz ve o "hiçbir şey" dediğiniz bir avuç fıstığın bile 380 kalori olduğunu bilmiysunuz.

Unutmayın, zayıflamanın kuralı basit bir matematik: vücuda giren kalori miktarı vücudun yaktığı kalori miktarından daha fazla olacak.

Bu yukarıdaki tavsiye vücuda giren kalorilerle ilgili tabii. Hayatınız araba koltuğu - iş sandalyesi - salondaki koltuk  - yatak üzerinde geçiyor ise yani vücudunuza aldığınız kalorileri yağ olarak depolamak için özel bir çaba harcıyorsanız kilo verme konusunda yol almanız mümkün değil. Hareket etmeye ve egzersiz yapmaya da başlamalısınız.



Kilo vermek için illa da diyet yapmanıza gerek yok kısacası. Yediğiniz possiyonlara dikkat edip, sebze ve meyvenin diyetinizdeki ağırlığını olması gereken düzeye çıkardıktan sonra bir de iyi bir egzersiz düzeni tutturdunuz mu yavaş yavaş kilo vermeniz mümkün. Ama tabii hızlı kilo vermek istiyorsanız, fitness salonunun yolunu tutmanız gerekebilir.