26 Haziran 2015 Cuma

Assos'ta nerede kalınır?

Assos ya da diğer adı ile Behramkale, Edremit Körfezinin kuzey kıyılarında bulunan, eşine az rastlanır bir denize ve oldukça zengin bir tarihi mirasa sahip şirin bir köy. Bugünkü Assos aslında iki parçadan oluşuyor: denize yukarıdan bakan bir tepede konuşlanmış gerçek Behramkale köyü ve hemen dibindeki kıyı şeridinde yer alan köyün eski limanı. Bu iki kısımda aynı derecede tarihi ve ikisinde de klasik Akdeniz mimarisinde taş evler görmek mümkün.

Behramkale, Behramkale adı ile yüzyıllardır yaşayıp giderken turizm nedeniyle popüler olunca antik ismi Assos ile daha çok anılır olmaya başlamış. Bugün köyü gösteren tabelalarda bu iki ismi beraber görebilseniz de turizm endüstrisi buraya genelde sadece Assos ismi ile hitap ediyor ve çoğu kişi de burayı sadece Assos ismi ile biliyor.

Assos öyle sıradan bir antik kent değil. Zamanında Aristo ve Platon'un öğrencisi Hermaios burada felsefe akademisi açmış. Bugün buranın en önemli tarihi kalıntısı ise meşhur Athena Tapınağı.

Biz bu yazımızda Assos'ta nerede kalınır sorusuna cevap arayacağız. Önce Assos'ta konaklama ile ilgili genel bilgiler vereceğiz sonra da Assos'taki otellerin öne çıkanlarını tanıtacağız.

Assos'ta hem pansiyon hem de otel bulmanız mümkün. Assos pansiyonları köyün üst tarafında iken Assos otelleri köyün daha çok kıyı şeridinde. Burada hem birbirinden çekici butik oteller hem de büyük tesislere sahip oteller bulmak mümkün. Bu büyük Assos tatil köyleri diğer Assos otellerine göre pahalı olsalar da hem sağladıkları tesislerle, hem de kendilerine ait plajları ile güzel tatil imkanı sunuyorlar.

Assos Alarga Bed and Breakfast

Ismindeki Bed & Breakfast'a pek takılmayın. Assos Alarga'nın sadece 3 adet odası var ve bu manzarası ve servisi ile birleşince insanda lüks bir otelde kalıyormuş hissi veriyor. İşletmenin sahiplerinin hizmet kalitesi, manzara, havuz, kahvaltı, odalar, herşey çok güzel. Odalar geleneksel ve tarihi bir binada ama tüm otel konaklama lüksüne sahip. Belirttiğimiz gibi sadece 3 odalı ve popüler bir işletme olduğundan bu güzel otelde kalmak isterseniz rezervasyonunuzu önceden yaptırın.

Assos'ta nerede kalınır
Assos
Assos Barbarossa Otel

Assos'ta büyük tesislere sahip, tatil köyü modunda bir otel arıyorsanız Assos Barbarossa Oteli tam size göre. Büyük ve temiz tesisleri, güzel odaları, servisi, denize sıfır konumu ve muhteşem denizi ve plajı ile otel oldukça doyurucu bir tatil seçeneği sunuyor. Özellikle çocuklu aileler çocuklara ayrılmıi oyun alanını oldukça sevecekler. Otelin plajı küçük taşlık (kumluk değil) ama oldukça güzel.


Assos Behram Otel

Assos Marina'nın hemen yakınındaki Assos Behram Otel panaromik deniz manzaralı restoranı, lokasyonu, servisi ve kahvaltısı ile önce çıkıyor. Odalar da oldukça güzel ve temiz, banyo geniş ve rahat. Assos'ta merkezi bir otelde kalmak isteyenler için ideal.

Assos Dove Hotel

Mavi Bayraklı Kadırga Koyunda bulunan 4 yıldızlı Assos Dove Hotel, bir yarımada üzerinde, 3 tarafı denizle çevrili harika bir otel. Assos'un muhteşem doğası, denizi, otelin kendine özel plajı, büyük yüzme havuzu, çocuk havuzu, panaromik deniz ve Midilli Adası manzarası artıları.

Assos 4 Yıldızlı Otel Assos Dove Hotel
Assos Dove Hotel
Yukarıda tanıttığımız otellerin haricindeki Ağva Otellerinin bir listesini aşağıda verdik.

Bronz Motel

Assos'a nasıl gidilir?

Assos'a eğer İstanbul’dan araba ile geliyor iseniz Çanakkale Boğazı’nı (Gelibolu - Lapseki, Eceabat - Çanakkale ya da Kilitbahir - Çanakkale) feribota geçmeniz gerekiyor. Bundan sonra da  Ezine-Ayvacık üzerinden Assos'a yaklaşık 1 saatte ulaşabilirsiniz. İstanbul-Assos arabayla 6-7 saat. İzmir-Assos arası ise araba ile sadece 3-4 saat.

İstanbul'dan araba ile Assos'a ulaşım için bir başka seçeneğiniz de İstanbul - Bandırma hızlı feribotu. Böylece daha az aaraba sürerek Assos'a ulaşabilirsiniz. Bandırma'da feribottan indikten sonra Balıkesir, Edremit, Akçay, Altınoluk, Küçükkuyu üzerinden Assos'a ulaşabilirsiniz.
24 Haziran 2015 Çarşamba

Saraybosna'da nerede kalınır?

Bosna Hersek'in başkenti Bosna Hersek, Avrupa'nın en enteresan ve tarihi kentlerinden biri. 450 bin nüfuslu bu küçük şehir hafızalarımızda daha çok 1992 - 1995 yılları arasındaki Yugoslavya Savaşı sırasındaki katliamlarla ve insanlık dramları ile yer alsa da şehir bugün bu savaşın yaralarından, en azından fiziki olarak, tamamen iyileşmiş durumda. Bugün Saray Bosna hoş bir doğu esintisi barındıran bir Avrupa şehri. Bugün Güney Doğu Avrupa'nın en güvenli şehirlerinden biri olan Saray Bosna, Bosna Hersek'in Türk Pasaportundan vize istememesi nedeniyle kolayca ziyaret edilebilecek bir kent (Türk Havayolları Saray Bosna'ya İstanbul Atatürk Havalimanından uçmakta).

Saray Bosna 1.5 - 2 gün gibi kısa bir sürede gezebileceğiniz bir Balkan şehri. Şehrin arnavut kaldırımlı, camilerle ve Osmanlı stili binalarla dolu tarihi merkezi, Avusturya - Macaristan İmparatoru Franz Ferdınand'ın öldürüldüğü (1. Dünya Savaşını alevleyen kıvılcım) Latin Köprüsü, Saray Bosna'yı çevreleyen ve şehrin oldukça güzel bir manzarasını sunan tepeler, aynı şekilde güzel bir Saray Bosna manzarası sunan Sarı Kale, bombalanması ile NATO'nun Yugoslavya Savaşına girmesine neden olan Markale Pazarı Bosna Hersek'te gezilip görülecek yerlerin başında geliyor. Tabii Saraybosna Kuşatmasını sergileyen Bosna Tarihi Müzesi (Holiday Inn otelinden 100 metre mesafede), Ulusal Müze (National Museum) görülmesi gereken müzeler. Mostar Köprüsünü neden saymadın derseniz bu köprü Saray Bosna'da değil Mostar Şehrinde (yakın ama farklı bir şehir).

Saray Bosna'da mutlaka deneyimlemeniz gereken şeylerden biri de balkan böreği ya da Boşnak böreği. Sigara böreğinden çok daha ince çok daha uzun, olağanüstü bir börek bu.

Şimdi gelelim Saray Bosna'da nerede kalınır sorusuna. Şehrin içinde birkaç otel tavsiyesi vereceğiz ve bir de Saray Bosna'nın doğal güzellikleri ile meşhur, kalmasanız da mutlaka görmenizi tavsiye edeceğimiz  Ilidža bölgesini tanıtacağız.

Saraybosna'nın kendinizi Avrupa'da değil de Anadolu'da hissedebileceğiniz tarihi merkezindeki sebil.
Hotel Colors Inn Sarajevo

Şehrin merkezindeki Hotel Colors Inn Sarajevo muhtemelen Saraybosna'nın en güzel oteli. Temiz ve güzel odaları, kahvaltısı, hızlı interneti, servisi ve konumu ile Saraybosna'da nerede kalınır sorusunun cevabı bu otel.

Residence Inn by Marriott Sarajevo

Bizce 4 yıldızlı Residence Inn by Marriot Sarajevo, Saraybosna'nın en iyi otellerinden biri. Merkezi konumu (Latin Bridge'den sadece 750 metre uzaklıkta), temiz ve güzel tesisleri, geniş odaları, konforu ile en önce bakılması gereken Saraybosna otellerinden biri.

Hotel Europe Sarajevo

Saraybosna'da pek 5 yıldızlı otel yok ve olanların da en iyilerinden biri Hotel Europe Sarajevo. Şehrin tarihi kısmında, merkezi ve geniş odalarının yanında servisi ile öne çıkan otel, kapalı havuz, sauna, Türk Hamamı, fitness center gibi tesisleri ile de kalınası.

Holiday Inn Saraybosna

Saraybosna'nın en merkezi otellerinden biri olan Holiday Inn, savaş sırasında gazetecilerin kaldığı, Saraybosna kuşatması ile hafızalara kazınan ve bu savaşı atlatan bir otel. Bu meşhur oteli tavsiye edip etmemekte kararsız kaldık. Holiday Inn Saraybosna temiz ama döküntü bir otel. Acilen restorasyona ihtiyacı var. Otel konumundan kurtarıyor, harika bir lokasyonda, oldukça merkezi bir konumda. Sosyalist Dönem havasını tatmak isteyenlere de hitap etmiyor değil.

Ilidža

Saray Bosna'nın hemen dışındaki Ilidža, doğal güzellikleri ile oldukça popüler bir turizm noktası. Bosna Hersek'in en önemli doğal güzelliklerinden biri olan meşhur Vrelo Bosne'da buraya oldukça yakın. Bosna Hersek'e ilk gez gelenler muhtemelen şehrin içinde kalacaktır ama eğer vaktiniz varsa bu bölgeye uğramaya hatta burada biraz zaman geçirmeye bakın. Bu bölgedeki oteller için Saraybosna Ilidža otelleri sayfasına bakabilirsiniz.
6 Haziran 2015 Cumartesi

Kuman Thong - Tayland'ın altın kaplı hayalet çocukları

İnsanın tüylerini diken diken eden batıl inanışlar konusunda Uzak Asya oldukça zengin bir yer. Benim şimdiye kadar gördüğüm ve duyduğum en rahatsız edici batıl inanışlardan biri de Kuman Thong.

Bilen bilir Uzak Asya'da önemli bir miktar insan yaşıyor ve bu nüfusun hatrı sayılır bir kısmı da hayaletlerden (daha doğrusu aç hayaletlerden - hungry ghost) ciddi ciddi korkuyor. Bu korku konusunda Tayland'ın üzerine örneğin ülke tanımam. Buranın kültüründe öyle korkunç hayaletler var ki adamlar bunlardan korunmak için daha "şirin" hayalet "beslemek"ten çekinmiyorlar. Evet, Kuman Thong (Altın Kaplı Küçük Çocuk), Tayland'ın en tüyleri diken diken eden adeti ya da batıl inancı.

İlk bakışta kuman thong öyle kötü durmuyor. Tayland'da bugün ortalama bir turist için kuman thong, birçok sunakta diğer heykellerle beraber duran küçük, plastikten bir erkek çocuk heykeli. Bu heykelin temsil ettiği "çocuk" ruhun heykelin ebeveynine şans getirdiğine ve aynı zamanda ebeveynini kötü ruhlerdan ve kişilerden koruduğuna inanılıyor. Burada "sahip" değil "ebeveyn" dedim zira kuman thong bulundurmak pratik olarak bir "çocuk" ruh evlat edinmek gibi. Kuman thong bulunduran Taylandlı kardeşimiz bu ruha çocuk gibi bakmak zorunda (ona şekerler, gazozlar, yiyecekler adamak, yaramazlık yaparsa cezalandırmak, onunla arada sırada konuşmak, vs ...). Kuman thong'u öyle isteyince atmak da yok, bunun bir Tayland Tapınağında belli prosedürlerle salıverilmesi gerek. Eğer kişi bunları yapmazsa bu koruyucu ruhun başa iş açacağı ya da bela olacağı düşünülüyor.

Tayland'ın Chiang Mai şehrinde satılan Kumon Thong heykelcikleri.
Kumon Thong heykelciklerinin büyük kısmı bu şekilde plastik ya da tahtadan olsa da asıl kumon thong gerçek
Buraya kadar anlattıklarımızdan kuman thong'un masum ve şirin bir inanış olduğunu düşündü iseniz okumaya devam edin. Bu adedin kökeni ya da bugün karaborsada devam eden aslı oldukça korkunç. Kuman thong geleneksel olarak ölü doğmuş ya da yeni ölmüş ama mezarından çıkarılmış bir bebek ya da çocuğun bir mezarlıkta gün ağarmadan belli ritüel ve prosedürlere göre ateşte kızartılarak kurutulması (evet yanlış okumadınız) ve altın ile kaplanması ile yapılıyor. Bugün bilindiği kadarıyla kürtaj ile öldürülen fetüsler de kullanılmakta. Bu kızartma ve ritüel ise ölünün ruhunu hapsetmek ya da zaptetmek için.

Buraya kadarı zaten aklınızı aldı ise bundan sonrasını okumayın. Bu ritüelin asıl şeklinde ölüye Nam-man phrai adı verilen bir madde sürülüyor. Bu madde ise hamile iken ölmüş bir kadının ya da ölü bir bebeğin çenesinin altında bir mum yakın, ölüden akan yağın toplanması ile elde ediliyor. Bu madde Tayland büyücülüğünde önemli bir madde ve tamamen yasadığı olduğunu belirtmemize gerek yok.

Ayyutaya'da bir tapınakta hediyelik eşya olarak satılan Kuman Thong imitasyonu.
Bu tür şeyler şehir efsanesi gibi görünebilir ama bu geleneğin aslına uygun devam etmekte olduğu ara ara polis tarafından ortaya çıkarılıyor. 2012 yılında Tayvan doğumlu bir İngiliz vatandaşı Taylandda bir havaalanında, çantasında ateşte kızarılmış ve altın kaplanmış fetüslerle yakalandı (dikkat oldukça rahatsız edici fotolar). Eleman bunları Tayland'dan 6,000 Dolara alıp Tayvan'da muhtemelen 10 katına satmayı planlıyordu. 2010 yılında ise Bangkok'ta bir tapınakta 348 tane kürtaj ile alınmış fetüs yakalandı. Tapınaktaki rahipler yasadığı kürtaj kliniklerine fetüslerden kurtulmalarına yardım ediyordu ama bu fetüslerin bir kısmının kumon thong yapılmak için satıldığına inanılıyor.
5 Haziran 2015 Cuma

Gent'te nerede kalınır?

Gent (ya da ingilizcesi ile Ghent) Belçika'nın en önemli turizm merkezlerinden biri. Oldukça iyi korunmuş tarihi merkezi Bruges'un aksine görkemli katedrallerin ve binaların öne çıktığı bir yer. 250 bin kadarlık nüfusunun 60 bin kadarı öğrenci olan bu şehir tarihi olmasına rağmen oldukça genç ve dinamik. Ama sokaklar üniversite sağolsun genç insanlarla dolu olsa da bu şehirde gençlerden başka hatrı sayılır miktarda bulunan yabancılara da sıklıkla rastlayacaksınız.

Gent ortaçağ'da dünyanın en zengin ve etkili şehirlerinden biri imiş. Zamanında Alplerin kuzeyinde Paris'ten sonraki en büyük ikinci şehir olan Gent bu köklü ve zengin tarihi mirasının hatrı sayılır bir kısmını günümüze taşıyabilmiş. Bugün katedraller ve eski tüccar ve aristokratlara ev sahipliği yapan muhteşem konakların oluşturduğu şehir merkezi gerçekten görülmeye değer.

Bugün Gent şehrinin ortaçağdan kalan tarihi merkezi en az Bruges kadar iyi korunmuş ve oldukça büyülü bir atmosfer sunuyor. Şehrin bu güzel tarihi dekorundan başka oldukça ilginç ve gezilesi müzeleri var. Bunun yanında şehir başta meşhur Gentse Feesten olmak üzere önemli festivallere de ev sahipliği yapıyor.

Gent Brüksel ile Bruges arasındaki tren hattının neredeyse tam ortasında ve bu iki kente de trenle yarım saat uzaklıkta. Eğer bu iki meşhur kenti gezecekseniz yol üstünde Gent'te de mutlaka durun.

Gent'te nerede kalınır sorusuna gelelim. Bruges ve Brüksel'in arasındaki bu şehir birçok turist için günübirlik gidilen ve konaklanmayan bir yer. Ama Gent'in şehir merkezinde güzel oteller mevcut ve şehir kendi başına gezilip görülmeye ve kalınmaya değer bir yer. Fakat şehir yine de kendinden beklenecek sayıda otele sahip değil ve kentte özellikle yüksek sezonda otel bulmak zor. Bu nedenle Gent'te kalacaksanız rezervasyonunuzu önceden yaptırın.

Gent'in havadan görünümü (öne çıkan kiliseler  Belfry of Ghent ve Saint Nicholas church)
Şimdi birkaç Gent otel tavsiyesi verelim.Şehrin merkezindeki NH Gent BelfortSandton Grand Hotel Reylof ve Marriott Ghent Hotel, lüks Gent otelleri kategorisindeki bazı en iyi alternatifleriniz. Bu otellerin üçü de Gent şehir merkezinde.

Bütçe dostu görece ucuz Gent oteli arayanlar ise ibis Gent Centrum St Baafs KathedraalNovotel Gent Centrum ve Holiday Inn Express Gent gibi otellere bakabilirler.

Gent'teki otellerin faha geniş bir listesi ve karşılaştırmalı otel fiyatları gibi ayrıntılar için Gent otelleri sayfasına bakabilirsiniz.
4 Haziran 2015 Perşembe

Şangay'da nerede kalınır?

23 milyonluk nüfusu ile Çin'in en büyük ve en gelişmiş metropolü olan Şangay, 1930lu yıllarda Uzak Doğu'nun en büyük ve zengin kenti iken Çin'in dış dünyaya kapandığı uzun yıllar boyunca dünyanın geri kalanınca unutulup gitmiş. Çin'in tekrar dünyaya açılması ile birlikte son 20 yılda ise yeniden yavaş yavaş eski canlı günlerini ve zenginliğini kazanmaya başlayan şehir, Huangpu Nehrinin iki yakaya ayırdığı şehrin merkez semtleri Puxi (Batı yakasında). Batı yakasında şehrin 19ç yüzyıldan kalma tarihi bölgeleri yer alırken doğu yakasında ise bugün Şangay'ın siluetinde baskın çıkan modern gökdelenler yer alıyor.

Şangay doğu ve batı kültürünün kesiştiği ilginç  bir yer. Şehir devasa boyutlarda (23 milyon nüfusu ile Dünyanın en büyük kenti) ama siz muhtemelen Eski Şangay ve bunun hemen karşı yakasında kalan gökdelen bölgesini göreceksiniz. Özellikle eski yakada geleneksel Çin Mimarisinin Avrupa Mimarisi ile harmanlandığı binalar ilgi çekici.

Şangay Çin'in Birinci Esrar Savaşı'nı kaybetmesine kadar sıradan bir köy iken bu savaştan sonra koca ülkede yabancılarla ticaret yapılan 5 noktadan biri olunca hızla büyümüş. Çin burada 8 millete - Almanya, İngiltere, İtalya, Rusya, Japonya, Avusturya - Macaristan İmparatorluğu, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa'ya kendilerine ait ve içlerinde Çin yasaları geçmeyen alanlar tahsis etmişler (bugünkü Şangay Şehir merkezi). 1920 ve 30lu yıllarda Uzak Doğu'nun en zengin kenti haline gelen şehir 1937de Japonlarca işgal edilmiş. 1949da Çin iç savaşı sonunda Komunistlerin yönetimi ele alması ile Şangay'ın kaymak tabakası Hong Kong ve Tayvan'a kaçınca Şangay, 1990larda yabancı yatırıma açılıncaya kadar sönüp gitmiş.

Şangay gezisi heyecanınıza gölge düşürmeyi göze alarak Şangay'da nerede kalınır sorusuna cevap vermeye geçmeden önce Şangay'la ilgili önemli bir uyarı verelim. Şangay'da özellikle de Bund olarak bilinen turist bölgesinde yanınıza yaklaşan ve fotoğraf çekmenize yardım etmeye çalışan "yardımsever" Çinli ya da Asyalı "turistler"den uzak durun. Bunların büyük kısmı dolandırıcı ve sizi bir çay ya da içki içmeye bir yere çekmeye çalışacaklardır. Burası gerçekten güzel bir yer ama dolandırıcıların ve seyyar satıcıların ardı ardına gelen çabalamaları sinir bozucu. Özellikle sizi çay seremonisi (tea ceremony) için bir yere davet edecek, iyi derecede İngilizce konuşan, gençlerden özellikle uzak durun (ne kadar şirin olurlarsa olsunlar). Bu Şangay'ın en bilinen ve en çok da turist yolan dolandırıcılığı (Shanghai Tea Scam).

Şimdi Şangay'da nerede kalınır sorusuna gelelim. Şangay, Çin'in çeşit ve sayı açısından konaklama konusunda en zengin şehri. Burada sırt çantası ile ticaret edenlere hitap eden backpacker hostellerden ultra zenginleri mest edecek ultra lüks otellere kadar uzanan yelpazede geniş konaklama imkanı mevcut. Kabaca nehrin batısında Eski Şangay'da klasik mimaride eski ve yeni oteller bulmak mümkün. Bu yaka Şangay 1930larda Çin'de yabancıların bildiği ve girdiği tek şehir olduğu zamanlardan beridir konaklama konusunda zengin bir bölge. Nehrin doğusunda ise modern ve büyük oteller bulmak olası. Şangay'da genel olarak ucuz otel, hostel arıyorsanız gecelik 120 - 250 Yuan gibi bir bütçeye sahip olmanız lazım. Orta seviye otellerde ise fiyatlar kabaca 250 - 500 Yuan arası. Lüks otellerde ise 500 - 3000 Yuan arası bir gecelik oda fiyatını gözden çıkarmanız lazım.

Şangay Haritası ve Şangay'ın Merkezi Semtleri
Bund (Wàitān)

Şangay'ın tarihi merkezi ve eski koloni zamanı binalarının yeraldığı Bund aynı zamanda Şangay'a gelenlerin şehre giriş yaptığı yer. Huangpu Nehrinin Batı yakasındaki bu tarihi bölgenin kordonboyundan nehrin doğu yakasındaki (Pudong) devasa gökdelenlerinin muhteşem bir manzarasını yakalamak mümkün. Bund'un ana alışveriş caddesi, Bund'un merkezinden batıda Peace Hotel'e uzanan Nanjing Road. Burası gerçekten gezilip görülesi bir yer ama turistlerin yanında bol miktarda da dolandırıcı ve hayat kadınını kendine çeken bir yer.

Bund, Şangay'ın konaklama açısından en popüler yerlerinden biri. Bu bölgedeki oteller ve otel fiyatları gibi ayrıntılar için Şangay The Bund Otelleri sayfasına bakabilirsiniz.

The Bund'un en meşhur binası, Peace Hotel (Yeşil Çatılı Olan)
Fransız İmtiyazlı Bölgesi (French Concession)

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Şangay zamanında Çinliler ve Batılılar arasında ticaret yapılan beş noktadan biri olunca bugünkü önemine ulaşmış. Yabancılardan Fransa hariçleri kendi İmtiyazlı bölgelerini topluca yönetirken Fransa kendi bölgesini kendi yönetmiş. Bugün Luwan ve Xuhui Semtlerinden oluşan bu bölge Şangay'ın kalburüstü semtlerinden biri. Luwan'daki Huahai Road bugün Şangay'ın en önemli alışveriş caddesi ve buradaki Xintiandi ve Tian Zi Fang turistlerin gözde yeme-içme ve alışveriş yerleri. Zamanında Doğu'nun Paris'i olarak adlandırılan bu bölge, Şangay'ın mutlaka görülesi yerlerinden.

Bu bölge önemli bir turizm mekanı olduğundan burada konaklama gelişmiş vaziyette. Bu bölgedeki oteller için Şangay Luwan Otelleri ve Şangay Xuhui Otelleri sayfalarına bakabilirsiniz.

Pudong

Eski Şangay'ın karşı yakasında yer alan bu yeni bölge, 1990larda Şangay Yerel Yönetiminin yabancı yatırımcı çekmek için yasalar çıkarması sonrasında, şehrin karşı kıyısındaki kırsal araziden bugünkü gökdelenler bölgesine dönüşmüş. Buradaki Oriental Pearl TV Tower ve Çin'in en yüksek gökdeleni olan Shanghai World Financial Centre Tower'ın gözlem kuleleri şehre tepeden bakmak için ideal yerler ( Oriental Pearl TV Tower Eski Şangay'a doğru daha iyi bir manzara sunuyor). Bu bölgedeki oteller büyük çoğunlukla iş için Şangay'a gelenlere hitap ediyor. Bu bölgedeki otellerin geniş bir listesi ve otel oda fiyatları gibi ayrıntılar için Şangay Pudong Otelleri sayfasına bakabilirsiniz.

Bugün Şangay deyince akla gelen gökdelenler, Şangay'ın Pudong Bölgesinde Huangpu Nehri kıyısında.







   
3 Haziran 2015 Çarşamba

Eskişehir'de nerede kalınır?

Porsuk Nehri kıyısındaki Eskişehir ilimiz genellikle "üniversite şehri" olarak bilinir. Gerçekten de yaklaşık 600 bin nüfuslu Eskişehir'de Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi gibi iki büyük üniversite yer almaktadır. Ama Eskişehir aynı zamanda bir sanayii şehridir. Eskişehir'de kamyondan, savai uçağı motoruna, tekstilden, ev aletlerine bir çok alanda üretim yapan önemli tesisler bulunmaktadır ve bu nedenle de önemli miktarda iş ziyaretçisini de kendine çekmektedir.

Eskişehir genelde tutucu olan Anadolu'nun iç kesiminde, yoğun öğrenci nüfusunun, Balkan ve Kırım göçmeni nüfusunun etkisi ile, görece liberal bir kent. Şehir ismine rağmen yeni bir şehir.

Eskişehir'de sosyal yaşamın iki önemli merkezi Adalar denilen Porsuk kıyısındaki yürüyüş alanı ve resmi ismi İsmet İnönü Caddesi olan Doktorlar Caddesi (Adaların hemen kuzeyinde tranvay hattının olduğu cadde). Doktorlar Caddesinin kuzeybstı ucunda Espark Alışveriş Merkezi ve Anadolu Üniversitesinin Yunus Emre Kampüsüne çıkan Üniversite Caddesi genç ve üniversiteli nüfusun yoğun olarak bulunduğu alanlar.

Eskişehir'in diğer ilgi çekici yerleri ise Hamamyolu ve Odunpazarı. Hamamyolu, Doktorlar Caddesi gibi araç trafiğine kapalı bir yol. Burası Eskişehir'in eski merkezi. Hamamyolu'nun güneybatı ucundaki Odunpazarı ise Osmanlı Dönemi semti.

Eskişehir'de kışları soğuk, sert ve kar yağışlı. Bu mevsimde sıcaklıklar genelde sıfırın altında olsa da çok ekstrem seviyelere düşmüyor. Yazları ise nem az olduğundan basık olmayan bir havası var. Eskişehir'de yazları bile geceler serin o nedenle en azından bir ince cekete ihtiyacınız olacak. Şehri ziyaret etmek için en ideal mevsim bahar ama sert kış hariç, bahardan son bahar sonuna kadar her mevsim ziyaret edebilirsiniz Eskişehir'i.

Şimdi Eskişehir'de nerede kalınır sorusuna gelelim. Bu yazımızda Eskişehir'de kalabileceğiniz otellerden bazılarını tanıtacağız.

Odunpazarı, geleneksel Osmanlı Evlerinin yıkılmadan ayakta durduğu, Eskişehir'in Osmanlı zamanındaki halini yansıtan bölgesi.
Arus Otel
Eskibaglar Mah. Oguz Sok. No:1, 26120 Eskişehir

Hızlı tren garına 5 dakika mesafede bulunan eski bir binadan çok güzel bir şekilde restore edilmiş Arun Otel, merkezi konumu ve olağanüstü hizmet kalitesi ile Eskişehir'in en iyi otellerinden biri. Espark Alışveriş Merkezine 3-4 dakika mesafedeki otel Barlar Sokağına da yakın. Ama bu nedenle otelde bir miktar gürültü var, ön odalarda kalmaya bakın. Odalar temiz, kahvaltı güzel, ve otel tranvay durağına da yakın. Eskişehir'de nerede kalınır sorusunun en sağlam cevaplarından biri bu otel.

Grand Namlı Otel
Eskibağlar Mah. Universite Cad. No:14, 26000 Eskişehir

Grand Namlı Oteli Eskişehir'in merkezinde hemen her yere yakın bir otel arayanlar için ideal bir seçim. 4 yıldızlı bu otelin yürüme mesafesi yakınında restoranlar ve bolca alışveriş imkanı var. Bugün bir miktar restorasyona ihtiyacı olduğu muhakkak olsa da otel hala temiz odaları, güzel kahvaltısı, iyi servisi ve restoranı ile öne çıkıyor. Otelin otoparkı mevcut (gece kilitliyorlar) ve odalarda bedava kablosuz internet var.

Rixos Eskişehir
Dede Mah. Haktanır Sok., No 1, Bademlik, Odunpazarı, 26030 Eskişehir

Odunpazarı'nın tarihi evlerinden sadece 200 metre mesafedeki Rixos Eskişehir, Eskişehir'in en güzel tesislerine sahip otellerinden biri. Güzel bir Eskişehir manzarasına da sahip olan otelin kendine ait bir termal SPA tesisi ve açık hava havuzu da var. Eskişehir'de 5 yıldızlı ve lüks bir otelde kalmak isteyenlerin iyi alternatiflerinden biri.

Ibis Eskişehir
Hoşnudiye Mah. Siloönü Sok. No 5, 26130 Eskişehir

Eskişehir'de merkezi ve bütçeye uygun otel arayanlara tavsiye edeceğimiz otel de Ibis Eskişehir. Standart bir Ibis oteli olan bu işletme, şehrin merkezinde, odaları küçük ama temiz, hizmet kalitesi görece iyi. Fiyat değer açısından doyurucu bir otel.

2 Haziran 2015 Salı

Ankara'da nerede kalınır?

Türkiye'nin ikinci büyük kenti ve başkenti Ankara, Anıtkabir, Atakule, Ankara Kalesi, Tunalı Hilmi Caddesi, Etnoğrafya Müzesi, Eski Meclis Binası gibi gezilip görülecek yerleri ile sadece iş için değil, turist olarak ziyaret etmek için de ilginç bir şehir. Oldukça geniş alana yayılmış olan şehirde gezilip görülecek yerlerin çoğu kabaca Atatürk Bulvarı üzerinde. Ulus Meydanından başlayan ve güneye doğru Kızılay, Kavaklıdere ve Çankaya'ya uzanan bu bulvar boyunca, şehrin kuzeyden güneye doğru gidildikçe daha kalburüstü olduğunu da göreceksiniz.

Ankara'da nerede kalınır sorusuna önce bu iki bölgeyi tanıtarak cevap vermeye çalışacağız. Daha sonra ise de tek tek Ankara otel tavsiyesi vereceğiz. Aşağıda kısaca bu iki bölgeyi tanıtacağız. Bizim tavsiyemiz, Ankara'da kalacaksanız Kızılay'ın güneyinde, ideal olarak da Çankaya semtinde kalın. Şehrin en modern ve yeni caddeleri, otelleri, restoranları, barları, kafeleri genelde burada.

Çankaya

Ankara'nın kalbindeki Çankaya aynı zamanda şehrin politik, ticari ve kültürel merkezi. Zamanında Ankara Kalesi etrafında toplanmış olan Ankara'nın güneyinde meyve bahçeleri ile kaplı bir tepelik alan iken Mustafa Kemal Atatürk'ün buradaki evlerden birine yerleşmesi ve daha sonra da Ankara'yı Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti yapması ile bölge hızla gelişmiş. Çankaya Köşkü, Atakule, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Etnografya Müzesi gibi gezilip görülecek yerlerin yanında Çankaya aynı zamanda şehrin bazı en güzel otellerine de ev sahipliği yapıyor.

Kavaklıdere'deki Tunalı Hilmi Caddesi Ankara'nın en önemli sosyal yaşam merkezlerinden biri. Kuğulu Parkında üstünde bulunduğu bu cadde mağazaları, restoranları ve kafeleri ile özellikle genç nüfusu kendine çeken bir yer.

Kavaklıdere'deki The Sheraton Hotel, Ankara'nın en göze batan ve popüler otellerinden biri. Fiyatları da tabii ki ona göre. Sheraton'un hemen yakınındaki Hilton Oteli biraz bakıma ihtiyacı olsa da hala kalmak için gayet uygun bir otel. Kavaklıdere'deki bir başka öne çıkan otel ise Tunalı Hilmi Caddesi üzerindeki yeni açılan Ramada Oteli. Bu otellerin odaları daha yeni ve modern olsa da Sheraton ve Hilton'a göre bir miktar daha küçükler.

Çankaya'da diğer öne çıkan oteller ise JW Marriott Hotel Ankara, Swissotel Ankara ve Movenpick Hotel Ankara. Çankaya'daki konaklama imkanlarının daha geniş bir listesi ve karşılaştırmalı otel fiyatları için Çankaya Otelleri sayfasına bakabilirsiniz.

Ankara'da nerede kalınır - Çankaya
Ankara Atakule
Ulus

Ankara'nın merkezindeki Ulus bir zamanlar Eski Ankara'nın kalbi imiş. Bu bölgede Kurtuluş Savaşı Müzesi (İlk Meclis Binası), Ulus Meydanı ve Anlara Etnoğrafya Müzesi gibi bazı gezilip görülecek yerlerin yanında bolca otel, restoran, dükkan vs. de bulabilirsiniz. Ulus Ankara'nın tarihi merkezi sayılır ve Ankara'yı gezip görmeye geldi iseniz uğramanız gereken yerlerden biri. Ankara Kalesi, Ulus'un hemen doğusunda yer alıyor. Ankara'nın en eski oteli, Ankara Palas Oteli'de İlk Meclis Binasının hemen karşısında. Ulus zamanında başkentin en nezih yerlerinden biri imiş fakat bugün oldukça kalabalık ve sönük bir yer. Gerçekten ucuz bir yer aramıyorsanız genel olarak burada kalmanızı tavsiye etmeyeceğiz. Ama tabii aşağıdaki otel tavsiyelerinde görebileceğiniz örnekler gibi Ankara Kalesi civarı başta olmak üzere bunun istisnası olan oteller mevcut.

Ulus ve çevresindeki konaklama imkanları ve otel fiyatları için Ulus otelleri sayfasına bakabilirsiniz.

Ankara'da nerede kalınır - Ankara Ulus Meydanı
Ankara Ulus Meydanı
Şimdi gelelim Ankara'nın öne çıkan otellerine.

Divan Cukurhan

Altındağ Ankara'da konaklama deyince ilk akla gelen mekanlardan değil. Ama Ankara Kalesi'nin kapısına bakan Divan Çukurhan mutlaka listenin en başlarına konulması gereken bir otel. Osmanlı zamanından kalma bir handan bugün modern ve 5 yıldızlı bir otele dönüştürülen binada hizmet veren Divan Çukurhan eşi bulunmaz bir iç mekana sahip. Ankara'nın bu en eski bölgesindeki otelin çevresinde ise eski Ankara'nın dar sokaklarını bulacaksınız.

Divan Çukurhan şehrin tarihi bölgesinin havasını solumak isteyenler için ideal. Ama şehrin bugünkü merkezine ve gece hayatına ise uzak.

JW Marriott Hotel Ankara

Ankaya'nın modern merkezi Çankaya'daki 5 yıldızlı JW Marriot Oteli, Ankara'nın en iyi otellerinden biri.

Swissotel Ankara

Çankaya Köşküne 200 metre mesafede merkezi bir konumdaki lüks Swissotel Ankara kapalı yüzme havuzu, restoranları, şık odaları ve de servisi ile oldukça iyi bir Ankara oteli.

Angora House

Bu küçük ve güzel Ankara oteli, Ankara Kalesinin dibinde, eski Ankara sokaklarından birinde yerleşik şirin bir otel. 3 yıldızlı Angora House oteli eski bir Osmanlı Konağından otele çevrilmiş, hem kendisinin hem de çevresinin atmosferi çok güzel. Otelin tek eksisi biraz yokuş yukarı olması ve konumu nedeniyle modern Ankara merkezinden uzak olması.