Yatırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yatırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Temmuz 2013 Cumartesi

Neden web siteleri hisse senetlerinden daha iyi bir yatirimdir?

İnternetten para kazanmak adlı yazımda internetin ek gelir akışı yaratmak için sunduğu fırsatlardan birinden bahsetmiştim: içerik siteleri yaratarak bunlardan reklam geliri şeklinde para akışı yaratmak. Bu yazımda bunun  - henüz şahsen denemediğim - bir ileri aşamasından bahsedeceğim: aktif web sitelerini satın alıp daha sonra daha yüksek fiyata geri satmak.

Bunun nasıl bir yatırım olduğunu anlatmak için yazının başlığının esinlendiği Why Website Investments Are Better Than Stock Market Investments (Web sitesi yatırımı neden hisse senedi piyasası yatırımından daha iyidir?) adlı makaleyi özetleyeceğim.

Martin Brinkmann makalesinde 2 adet web sitesi yatırımını örnek vermiş. İlk örnek siteyi 400 Dolara satın almış. Aldığı tarihte site Amazon Affiliate ve AdSense ile ayda 40 Dolar gelir getiriyormuş. Siteyi aldıktan sonra sitenin içeriğini güncellemek için 200 Dolar harcamış. Bir 400 dolar da arama motoru optimizasyonuna yatırmış.

Kısacası Brinkmann siteye toplamda 1000 dolar yatırım yapmış. Bu yatırım sonucunda site ayda 60 dolar getirir hale gelmiş. Eğer bu şekilde para akışı yaratmaya devam ederse site 1 yılda 720 dolar getirecektir. Bu 72% getiri demek.

Brinkmann eğer hiçbir siteye hiç yatırım yapmazsa idi site 12 ayda 480 dolar (120%) para getirecekti.

Flippa web sitelerinin alıp satılabileceği online pazar yerlerinin en meşhuru.

Brinkmann'ın ikinci örneği sadece bu işte tecrübeli birinin yapacağı çapta daha büyük bir yatırım. Brinkmann siteyi 23,000 dolara satın almış. Site 2000 - 3000 dolar arası gelir getiriyor. Ayda 200 dolar arama motoru optimizasyonu ve içerik güncelleme planı ile Brinkmann'ın 1 yıllık toplam yatırımı 25,400 Dollars. Ayda ortalama $2000 dolardan 12 aylık geliri 24,000 olacağından neredeyse 100% geri dönüş bekliyor. Eğer çuvallar da gelir 1000 dolara düşerse yine 50% gibi büyük bir geri dönüi mümkün.

Bu yatırım şeklinin riskleri yok değil. Web sitelerinin yatırım olarak en mükemmel tarafları yaşlandıkça değerlenmeleri. Yani eğer siz sadece aylık gelirini muhafaza etmeyi başarırsanız bile aylık gelirinin 10 katına aldığınız siteyi 2-3 yıl sonra 20 katına satmanız mümkün. Ama eğer site 2-3 sene sonra tamamen unutulma ihtimali olan bir konuda (örneğin spedifik bir ürün grubu) bir site alırsanız fena halde yanabilirsiniz. Örneğin bugün Samsung Galaxy akıllı telefon ve tablet serisi ile ilgili bir site alırsanız bir gazla, yarın Samsung Galaxy serisini bıraktığında çuvallarsınız. 5 yıl önce Nokia ve Symbian işletim sistemi ile ilgili bir site aldığınızı düşünün.  Muhtemelen şimdiye elinizde patlamıştı.

Web siteleri de hisse senetleri gibi riskli yatırımlar. Birçok site gelirini büyük oranda başta Google olmak üzere çeşitli arama motorlarından gelen trafikle elde eder. Bir Google yasağı bütün trafiğinizi alıp götürebilir.

Bu nedenle her yatırım gibi bu yatırım şekli de bilgi ve tecrübe gerektiriyor. İlerde siteyi arama motorlarından attıracak şekilde tekniklerle trafik çeken, reklam ettikleri gelirleri sahte olan, satılmadan önce 1-2 ay parasıyla trafik çekerek trafik istatistiklerini şişiren sitelerin ve şarlatanların kokusunu alacak kadar bilgili olmanız şart.

Ama gerekli araştırmayı yaptıktan sonra alınan bir web sitesi yıllık 40% - 100% getiri sağlayacaktır ki bu oldukça iyi bir rakam. Ama web sitelerinin hisse senetlerine asıl avantajı bu değil. En büyük avantajları değerlerini arttırmanın sizin elinizde olması. Yani zaman ve para yatırımı yaparak aylık gelirlerini arttırmanız mümkün.
7 Mayıs 2012 Pazartesi

Facebook halka arzi (ipo): Facebook hissesi alinir mi?

Facebook 18 Mayis'ta halka arz ediliyor(*). Bu arada da tabii kimi ekonomistler sirkete 100 milyar dolar deger bicerken kimileri ise Facebook'un degerinin bunun cok daha altinda oldugunu soyluyor[1]. Ben sahsen kendi adima, kimse bunu yatirim tavsiyesi olarak algilamasin, Facebook'a bes kurus para yatirmayi planlamiyorum. Nedeni de basit. Facebook'un on sene, hadi onu birak 5 sene sonra ne olacagi belli degil. Facebook'un gelecegi belirli degil.

Ustat Warren Buffet'in felsefesi ile hareket ediyorum: gelecegi belli olmayan sirketlere yatirim yapmamak lazim. Facebook'un gelecegi neden belirsiz derseniz friendster ya da myspace'i hatirlarin derim. 2000'lerin ilk yarisinda Friendster firtina gibi eserken, herkes buna gelecegi parlak gozuyle bakiyordu. Sonra 2004'te Facebook geldi ve Friendster silindi gitti. Facebook'un da basina ayni sey gelmeyeceginin garantisi yok. Google+'tan falan bahsetmiyorum, Facebook'un da Google+'dan cekindigini sanmiyorum. Instagram gibi daha dun olmayan korkutucu rakipler gelip Facebook'u her an alasagi edebilirler. Facebook Instagram'a 1 milyar dolari bosa bayilmadi, adamlar Instagram'in islerini ellerinden alacagini farkettikleri icin bu sirketi bu kadar devasa bir paraya aldilar.

Biliyorsunuz, Instagram bir fotograf paylasim uygulamasi. Facebook'un da %80'i zaten fotograf paylasip birbirine hava atmak oldugundan Facebook'un cekinmesi gereken korkulu bir rakipti. Bu tur rakipler her an cikip Facebook'u alasagi edebilir.

Bence Facebook'un halka arz nedeni de zaten artik hissedarlarinin hisseleri paraya cevirip yollarina devam etmeleri icin yapiliyor. Zaten gecen ay Facebook'un buyume hizinin ve gelirlerinin ilk defa yavaslayip dusmeye basladigi ile ilgili haberler medyada yer almaya basladi.[2] Hisseleri ekonomiden baska birseyden anlamayan, ondan da tam anlamayan, finanscilara, bankerlere, yatirimcilara yikip cikmanin tam zamani.

[1] - 'Değeri 60 milyar doları geçmez'
[2] - Facebook'un buyumesi yavasladi

(*) - IPO, Initial Public Offering nedir? IPO, bir firmanin hisselerini borsada alicilara ilk defe satmasidir. Daha sonrasinda bu hisseleri elinde bulunduran kurum ve sahislar (hissenin sahibi firma da dahil) hisseyi borsada surekli alip satarlar.
20 Şubat 2012 Pazartesi

FOREX Son moda cabuk zengin ol aldatmacası

FOREX nedir? Bu soruya ansiklopedik değil pratik bir cevap vereceğiz. FOREX sokaktaki adam için bir çabuk zengin olma aldatmacasıdır. FOREX sokaktaki adam için ayrıca sıfır toplamlı bir oyundur. FOREX ile ya kısa vadede ya da uzun vadede tüm paranızı kaybedersiniz. Kolay yoldan köşeyi dönmeye odaklı çoğunluk gibi yüksek kaldıraç kullanarak kısa sürede tüm ana paranızı kaybedebilirsiniz. Sabırlı ve daha dikkatli iseniz, zaman içinde aracıya ödeyeceğiniz komisyon ile uzun vadede tüm ana paranızı kaybedebilirsiniz.

FOREX'in sırrı şu:

FOREX'ten kazanacağınız para(t) = Kazançlar(t) - Zararlar(t) - Komisyonlar(t)

Burada (t) zaman ve zamanı yeterince uzatırsanız zararlar kazançları götürecektir ve size şöyle bir eşitlik kalacaktır:

FOREX'ten kazanacağınız para(t) = Sıfır - Komisyonlar(t)

Birçok firma FOREX'in avantajı olarak komisyon ödemiyor olmanızı gösterir. Ama her FOREX işleminizde döviz alım satım fiyatı arasındaki farkı aracı şirkete ödersiniz. İsmi komisyon olmayan bu komisyon oldukça da yüksektir.

Bakın İnan Doğan Turkishtime dergisindeki köşesinde FOREX ile ilgili şu acı gerçekleri yazmış (Ekonomitürk sitesinde bu konuyla ilgili zihin açıcı bir yazı daha var, FOREX'e ilgi duyuyorsanız mutlaka okuyun:  Forex ile Nasıl Para Kaybedilir?):
"Dünyanın en iyi yatırımcısı olan Warren Buffett ile karşılıklı işlem yapsanız (o size satsa veya siz ona satsanız) bu işlemden birkaç dakika veya birkaç saat veya birkaç gün sonra kimin kârlı çıkacağı tamamen şansa bağlıdır demektir bu. Yani foreks piyasalarında kimsenin kimseye bir avantajı, bir üstünlüğü yoktur. (Tabii piyasaları etkileyecek kararları açıklayanların bu bilgileri birilerine sızdırmadığını varsayıyoruz bunu söylerken, sızdırma olmuşsa da bundan nasıl etkileneceğinize siz karar verin). Warren Buffett’in 2006 yılında foreks piyasalarında 1,9 milyar dolar kaybetmiş olması da bu sonucu doğruluyor aslında. Bu gerçeğe rağmen internette ziyaret ettiğim sitelerde foreks piyasalarında kumar oynayan kişilerin yüzde 85-90 arasında bir çoğunluğunun sermayelerinin tamamını kaybettiklerine dair istatistikleri de görüyorum, diğer insanlar da görüyorlar ama herhalde kendilerinin yüzde 10-15’lik tam anlamıyla şanslı azınlıktan biri olabileceklerini düşündüklerinden olsa gerek yine de bu piyasalara giriyorlar. Bu piyasalarda iflas oranının çok yüksek olmasının en önemli sebebi risk kavramından uzak spekülatörlerin 100 ile 400 kat kaldıraç kullanarak en ufak bir çalkantı da paralarının tamamını kaybetmeleridir. Daha düşük kaldıraç kullanan yatırımcılar ise her seferinde alım ve satım fiyatları arasındaki makası ödedikleri için uzun vadede paralarını kaybediyorlar. Değerli dostlarım, yatırım yaparken bir numaralı amacınız para kaybetmemek olmalıdır."
İşte FOREX'in can alıcı sırrı bu: FOREX ile başkalarını zengin edersiniz. Siz her FOREX işlemi yaptığınızda aracı kurum para kazanr, siz o işlemden para kazansanızda, kaybetsenizde. FOREX öğreneceğim, trend analizinin derinliklerine ineceğim açlığı ile "FOREX ile yattığım yerden milyonlar kazandım" tadında kitapların yazarlarına para bayılırsınız, onlar kazanır.

FOREX ile para kazanmaya çalışan, bu uğurda şu ana kadar 10 bin lira kaybeden (3 bin lira FOREX eğitimine ve 7 bin lira da FOREX işlemlerine) bir arkadaşım var. Hala bir gün bu işte ustalaşıp düzenli gelir elde edeceğini düşünüyor. Ona göre yanlış birkaç adım atmasa idi zaten o 7 bin lira orada olurdu. Ona baktıkça da benim aklıma şu ünlü poker sözü geliyor:

"Masadaki enayi kim bilmiyorsanız, masadaki enayi muhtemelen sizsinizdir!" (Look around the table, and if you can't tell who the sucker is, it's you!)