29 Aralık 2012 Cumartesi

Hindistan’da toplu tecavüze uğrayan genç kız hayatını kaybetti

Hindistan’da toplu tecavüze ve sonrasında ise insanlık dışı vahşete uğrayan, bir gün önce Singapur'da bir hastaneye kaldırılan 23 yaşındaki genç kız ‘Amanat’ hayatını kaybetti. Genç kız, yaklaşık 10 gün önce bir otobüste 6 kişinin tecavüzüne ve ağır işkencesine maruz kalmıştı.

6 hayvanın tecavüzü kendi başına bir vahşet! İnsanları daha da dehşete düşüren ise genç kız sonrasında yapılanlar. Bu 6 hayvan yaklaşık 1 saat tecavüzden sonra genç kıza L şeklinde paslı bir demir ile tecavüze devam edip kızın bağırsaklarını vücudundan dışarı çıkarmışlar (bir doktora göre genç kız hastaneye geldiğinde bağırsaklarının sadece %5'i vücudunun içinde imiş).

Hindistan kadınlar için dünyanın en tehlikeli 4. ülkesi. Ülkenin önünde ise Afganistan, Congo ve Pakistan bulunuyor. Hindistan'da kadınlrın hayati tehlikesi daha doğmadan başlıyor. Korkunç bir erkek çocuk takıntısı olan ülkede milyonlarca fetüs sadece kız oldukları için kürtaj ile öldürülüyor. Geçen yüzyılda bu şekilde öldürülen "kız" cenin sayısı 50 milyon. Ülke tecavüz ve kadın ticaretinde de maalesef en ön sıralarda. Tecavüz vakalarının en önemli sebebi kadına ve kadının hayatına verilen sıfır değer olsa da tecavüze neredeyse hiç ceza vermeyen (ülkede tecavüz vakalarının 26%'i bildirilmiyor ve bildirilenlerin de sadece 20%sinde tecavüzcü ceza alıyor).

23 yaşındaki talihsiz tıp öğrencisinin vahşete uğraması ile başlayan bu olaylar zincirini Hindistan Hükümeti tek kelimeyle felaket bir şekilde yönetti. Tecavüz sonrası başlayan protestolar neticesinde istifalar gelmesi beklenirken protestoculara polis şiddetle müdahale etti. Hükümet daha sonra kangren ve enfeksiyon ile boğuşan genç kızı birden bire 6 saat uçak yolculuğu ile Singapur'a gönderdi. Şimdi ise bu vahşeti yapan 6 kişiyi nasıl cezalandıracakları merak konusu.
20 Kasım 2012 Salı

Ernst & Young 2013 yılında 20,000 calışan alacak

2012 banka ve fınans iş olanakları açısından hiç de iyi bir yıl olmadı. Birçok banka dünya çapında binlerce çalışanını işten çıkardı, 2013 yılı ise daha farklı olacağa benzemiyor. Buna rağmen bazı iyi haberlerde yok değil. eFinanceCareers.com sitesinin bir haberine göre, dünyanın en büyük 4 audit firmasından biri olan Ernst & Young devasa miktarda çalışanı işe almayı planlıyor. Hem de 20,000 kişi! Ve bu yeni işe alımlar ağırlıklı olarak Almanya, Türkiye ve Afrika'da olacak!

 Avrupa, Ortadoğu, Hindistan ve Afrika İnsan Kaynakları Yöneticisi Shirley Young, bir ropörtajda 2013 yılında 10,500 yemi mezunu işe almayı planladıklarını söyledi:
"Geçen sene 10,500 kişiyi işe aldık ve bu sene de aynı miktarda çalışanı işe almayı planlıyoruz. Buna ek olarak 5,000 stajer aldık. 2013 yılında aynı miktarlarda işe alım yapmayı planlıyoruz." - Kaynak : Q&A: Shirley Young, director of Ernst & Young’s EMEIA hiring, says they’re looking for 10,500 graduates for 2013
Ve bu sadece yeni mezun sayısı. Ernst & Young 2013 yılında ek olarak 10,000 kadar deneyimli çalışanı işe almayı planlıyor:
Global İnsan Kaynakları Lideri Shirley Jackson 5,000 çalışanın hesap denetimi (audit), accounting compliance and reporting and accounting advisory services gibi alanlarda işe alınacağıı belirtti. Bu alanlar içinde, yeni çalışanlar özellikle risk ve performans yönetimi alanında iş bulacaklar. Danışmanlık alanında da büyük miktarda işe alım bekleniyor. 
Bu çalışanların ne kadarı Londra'da işe alınacak? Jackson bu konuda yorum yapmadı. Ama geçen ay E&Y işe alımlarının ağırlıklı olarak Almanya, Türkiye ve Afrika'da olacağını belirtti.  
Kaynak : Ernst & Young is actually hiring 20,000 people in EMEIA in 2013
15 Kasım 2012 Perşembe

Tesla Model S Yılın Otomobili (2013) seçildi

Tamemen elektrik motoru ile calışan Tesla Motors fırmasının en son modeli Tesla Model S, Motor Trend dergisi tarafından Yılın Arabası (2012) seçildi. Otomobil böylece bu yarışmanın 64 yıllık tarihinde birinci olan ilk içten yanmalı motoru olmayan aracı oldu. Amerika'da satışları 2012 Temmuzunda başlayanTesla Motor S, Porsche Boxster, BMW 3-series, Lexus GS, ve Subaru BRZ gibi diğer güçlü finalistleri geride bıraktı.

Tesla Model S, Tesla Motors'un bir önceki modeli Tesla Roadster'a göre daha ucuz. Temel modeli Amerika'da $58,570 'dan ($7500 değerinde Federal Vergi muafiyetinden önce) satışta ki bu da aracı başlangıç seviyesi Mercedes-Benz E-Class, BMW 5 Series, ve Audi A6 ile aynı klasmana sokuyor. Motor Trend dergisinin yazdığı gibi "bu aracı alan adamın bütçesi geniş olsa da aracın yakıt tasarrufu bahsetmeye değer: Ortalama 74.5 mpg-e ile Model S mil başına 6 cents "yakıyor" (California'nın 13 cents - kW-hr tarifesinden)." 40 kW·h pile sahip temel modeli 160 mil (260 km), 85 kWh lithium-ion pilli lüks modeli ise 265 mil (426 km) menzile sahip. Bu da Model S'i piyasadaki en uzun menzilli electrikli araç yapıyor..

13 Kasım 2012 Salı

Loy Kratong: Tayland'in en guzel ve romantik festivali

Tayland'a ne zaman gidilir sorusuna benim direkt yanıtım şu: Tayland'a gitmek için en güzel zaman Loy Kratong (Loi Kratong) festivali zamanı. Tayland'ın bu en romantik ve güzel festivali her sene yılın 12. dolunayında kutlanıyor. Yaklaşık olarak Kasım ayı içinde yani. Bu sene (2012) örneğin 28 Kasım'da kutlanacak.  Bu festival esnasında insanlar Su Tanrıçasınaö Phra Mae Khongkha'ya, en temel ihtiyaçları olan suyu sağladığı için adak ve teşekkürlerini sunuyorlar. Bunu da görsel olarak tam bir şölen şeklinde yapıyorlar: Kratong ve Khom Loy vasıtası ile.

Festivalin ana aktivitesi, festival gecesi nehir, göl, kanal ve gölet gibi tatlı su kaynaklarına kratong adı verilen ve lotus şeklinde suda yüzebilen küçük kayıklar bırakmak. Genelde muz ağacının gövdesinden kesilen odunla yapılan bu kayıklar (modern zamanlarda ekmek de oldukça çok kullanılıyor) katlanmış muz yaprakları, çiçekler, tütsüler ve küçük mumlarla süslenerek su kaynağının ruhuna adaklar, dualar ve dilekler eşliğinde suda yüzmeye bırakılıyor.  İnsanlar genelde küçük kayıkçıklar hazırlarken devlet daireleri ve şirketler daha büyük ve görkemli karatong'lar hazırlıyorlar ki bunların suda tatlı tatlı yüzüşünü izlemek tam bir zevk.

Kratong
Festival zamanı en görülesi bölümü ise uçan fenerlerin gökyüzüne salınması ya da khom loy. Bu Bangkok'tan ziyade kuzeyde Chiang Mai'de yaygın. Gökyüzü feneri ya da uçan fener denilen ve pirinç kağıdı bir balon, bambu bir iskele ve küçük bir mumdan ibaret olan bu fenerlerden hemen her mekanda satın alıp uçurabilirsiniz ama Loy Kratong zamanı insanlar binlercesini bir arada gökyüzüne salıyorlar ki gerçekten şahit olunası bir görüntü. Aslında bu uçan fenerler Loy Kratong için değil ama aynı güne denk gelen başka bir festival için kullanılıyor.

khom loy
khom loy
2 Kasım 2012 Cuma

Türk Havayolları İstanbul - Maldivler uçuslarına başlıyor.

Maldivlere gitmek istiyorsanız artık Türkiye'den Maldivlere aktarmasız uçma imkanınız var. Türk Havayolları 24 Kasım 2012 tarihinden itibaren İstanbul'dan Maldivler'e uçmaya başlıyor. Haftada 5 gün Male Uluslararası Havaalanına yapılacak olan uçuşlar promosyonlu olrak tek yönde vergiler dahil 598 Avrodan satışa sunuluyor.

Maldivler dünyanın en gözde tatil mekanlarından biri. Hint Okyanusunda 20 adet atolden (her bir atol sayısız mercan adasından meydana gelen devasa çemberimsi oluşumlar) bu yeryüzü cenneti özellikle kendi adasına konuşlu lüks tatil köyleri, su üstüne inşaa edilen bungalowları, muhteşem deniz ve plajları ile ünlü. Özellikle balayı için ideal bir mekan olan Maldivler Türk Havayolları'nın uçtuğu 206. nokta ve 92. ülke olarak uçuş ağına giriyor olacak.

İstanbul'dan Maldivlere uçuşlar haftada beş kez Salı, Çarşamba, Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri saat 20:25'te kalkıp Male'ye yerel saat ile 07:10'da varacak. Bu varış saati çok iyi zira Male'den resortlara giden tekne ve deniz uçakları gece çalışmıyor. Böylece gece Male'de kalmak ya da 500 - 800 Dolar verip özel tekne - uçak kiralamak zorunda kalmayacaksınız.

Male'den İstanbul'a uçuşlar ise Pazartesi, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi saat 09:00'da kalkıp İstanbul'a saat 14:30'da varacaklar.

İstanbul - Maldivler Türk Havayolları tarifeli uçuş çizelgesi aşağıda:

Flight NumberStartDaysDepartureArrival
TK 73024.Nov.2012Tuesday, Wednesday, Thursday, Saturday, SundayIstanbul20:25Maldives07:10
TK 73125.Nov.2012Monday, Wednesday, Thursday, Friday, SundayMaldives09:00Istanbul14:30 

Turizm cenneti Maldivler Türk Havayollarının İstanbul - Maldivler uçuşları ile artık Türkiye'ye daha yakın.
1 Kasım 2012 Perşembe

Dünyanın en iyi adaları

Travel + Leisure dergisi her sene tatil açısından dünyanın en iyileri diye çeşitli listeler hazırlıyor. 2012 yılının listelerinden birine göre Filipinler'in muhteşem cennet adası Boracay dünyanın en iyi adası seçilmiş (listeler derginin okurlarının katıldığı bir anket ile hazırlanıyorlar).

Aşağıdaki liste Travel + Leisure okurlarına göre dünyanın en iyi adaları listesinin ilk 10'u:

1 - Boracay, Filipinler

Tropik Boracay adası sonu gelmez bembeyaz kumsalları ile listenin tepesine kuruluyor. Ada Manila'dan 1 saat uçuş mesafesi uzaklıkta ve yüzme, skuba dalışı, bot turları, rüzgar sörfü gibi aktivitelerin yanında oldukça renkli bir gece hayatını da ziyaretçilerine sağlıyor.

Boracay listeye geçen sene 4. sıradan girdi ve 1 yıl içinde zirveye tırmandı. Adanın en güzel plajı 2.5-mil uzunluğundaki Beyaz Plajı (White Beach) ama burası oldukça populer ve kalabalık olduğundan eğer sakin bir tatil arıyorsanız konaklamak için ideal bir mekan değil.

Boracay'da nerede kalınır? - Bu konuda ayrıntılı bilgi için Boracay'da nerede kalınır yazımıza bakabilirsiniz.

2 - Bali, Endonezya
Dünyanın en iyi ikinci adası da Güneydoğu Asya'dan. Bali, backpackerlardan ultra zengin turistlere uzanan yelpazede hemen herkese birşeyler sunan ve bu nedenle olsa gerek dünyanın en populer tatil adalarından biri.

Bali de nerede kalınır? - Bu konuda ayrıntılı bilgi için Bali'de nerede kalınır yazımıza bakabilirsiniz.

3 - Galápagos Adaları, Ekvador
Travel+Leisure readers voted this isolated small Pacific archipelago of islands 600 miles off of South America to number 3 in the best islands list.

Galápagos Adaları, Ekvador
4 -  Maui, Hawaii
Hawaii'nin ikinci büyük adası olan Maui, hiking, kano, dağ bisikleri, dalış ve balina gözlemleme gibi çeşitli aktiviteleri yapabileceğiniz bir yer. Travel+Leisure'a göre, Napili Beach Maui'nin en iyi plajı.

Where to stay? - 2 star Maui Seaside Hotel offers an excellent beachfront location and provides access to the city's biggest attractions.

5 - Great Barrier Reef Islands, Australia

Getting to the Great Barrier Reef and staying there is not cheap. But once there, the food is great, the beaches picture perfect and the heaven on earth atmosphere to just awesome. According to Travel+Leisure, Whitehaven Beach in the Whitsundays is the reef’s most photogenic beach: a 4.5-mile stretch of sand that seems to go on forever.

Where to stay? - 5 star Lizard Island Resort offers 24 luxurious white sandy beaches and a relaxing time where you can snorkel, dive or deep sea fish.

6 - Santorini, Greece

2011 yılında Travel+Leisure tarafından dünyanın en iyi adası seçilen Santorini aynı yıl BBC tarafından da aynı ünvana layık görülmüş. 2012 listesinde 6. sırada olsa da hala Akdeniz'in en iyi adası.

Santorini'de nerede kalınır? - Bu konuda ayrıntılı bilgi için Santorini'de nerede kalınır yazımıza bakabilirsiniz.

Santorini Island
7 - Kauai, Hawaii
Covered with thick greenery and tropical plants Kauai is also known as Garden Island. It is the northwestern most of Hawaii's major islands and is the oldest. Thanks to its age, Kauai also has more miles of sandy coastline than the other Hawaiian islands.

Where to stay? - Ko a Kea Hotel & Resort at Poipu Beach is located on the beach in Koloa's Poipu neighborhood, close to Poipu Beach, Brennecke Beach, and Kiahuna Golf Course. Other points of interest near this luxury resort include Moir Gardens and Baby Beach.

8 - Big Island, Hawaii
The beaches of the Big Island, especially on the Kona side, have been consistently voted amongst the best beaches in the world.[1] Some (like Mauna Kea Beach) front hotel resorts, while others (like Makalawena) remained unencumbered by modern tourism. Hapuna Beach is reputed to be one of the best, consistent with the picture many outsiders have in their head of what a Hawaiian beach should be.

Where to stay? - Situated on the Kohala Coast, Hapuna Beach Prince Hotel on the Big Island is a luxury hotel which shares 1,839 acres of oceanfront paradise with the legendary Mauna Kea Beach Hotel. Perfectly nestled into the bluffs above the #1-rated Hapuna Beach, the hotel presents a flowing, contemporary Hawaiian style where guests experience the true essence of rejuvenation.

Hapuna Beach Prince Hotel

9 - Sicily, Italy

Sicily, Italy
10 - Vancouver Island, British Columbia
This 450 km long and 90 km wide island in British Columbia is a popular destination for hikers, campers, whale-watchers and kayakers. Tofino on  Central Vancouver Island has been transformed from a logging and fishing village to a center for ecotourism and offers activities such as whale watching, surfing, and camping.

Where to stay? - Nestled in the heart of Tofino (BC), Wickaninnish inn is an ideal spot from which to discover Tofino (BC). From here, guests can enjoy easy access to all that the lively city has to offer. With its convenient location, the hotel offers easy access to the city's must-see destinations.

11 - Vieques Island, Puerto Rico

This  relatively small, rural Caribbean island 8 miles east of Puerto Rico is still maintaining its rural character, although tourist interest is increasing. The island was home to a major U.S. naval base so it stayed under developed.

One of the most important attraction on the island is bioluminescent bay. The large population of microscopic bioluminescent organisms called dinoflagellates glow in the dark when stimulated.  But the greatest attractions of  Vieques Island are its uncrowded and untouched beaches.

Where to stay? -  W Retreat & Spa Vieques Island Hotel offers an upscale beachfront accommodation and a great base from which to explore this vibrant city.

bioluminescent bay Vieques Island, Puerto Rico
Bioluminescent bay - Phoro : Bio Bay
Big Island, Hawaii
25 Ekim 2012 Perşembe

Microsoft Windows 8'i piyasaya sürdü

Mıcrosoft dizüstü ve tablet ayrımını ortadan kaldırma potansiyeline sahip, merakla beklenen Windows 8 İşletim Sistemini piyasaya sürdü. Ve yeni işletim sistemi alışageldiğimiz Windows ailesinin diğer fertlerinden tamamen farklı. Microsoft her ne kadar Windows 7 İşletim Sisteminin 670 milyon (evet 670,000,000) satsa da tablet ve dokunmatik ekran fenomeninden oldukça ürkmüşe benziyor. Zira beta sürümü bir süredir piyasada olan ve zatımın denediği Windows 8'e Windows demek için bin şahit lazım. Windows 8 resmen Windows 95 ile başlayan ve son 17 yıla damgasını vuran Windows dönemini kapatıyor. Sistemin daha çok dokunmatik ekran arayüzüne ağırlık veren yapısı, Microsoft'un PC döneminin sonuna geldiğimizi düşünmeye başlamasının bir sonucu olabilir mi acaba?

Windows 8 eleştiri yazısına geçmeden önce işletim sistemi ile ilgili birkaç gerekli bilgi vereyim: Windows 8 dört versiyon halinde piyasaya sürülüyor: Windows 8, Windows 8 Pro, Windows 8 Enterprise ve Windows 8 RT. bunların ilk üçü standart PC işlemcisi üzerinde çalışır klasik sistemler. Windows 8 RT ise teknik olarak diğer üçünden apayrı bir sistem ve ARM-tabanlı işlemciler için tasarlanmış.

Steve Ballmer, Microsoft'un CEO'su, Windows 8'i tanıtıyor.
Foto - NBC News
Microsoft 8 microsoft için küçük ama insanlık için büyük bir adım. Ha ne tarafa, yukarı mı aşağı mı, onu zaman gösterecek. İşin aslı ben bu işletim sisteminin doğru yöne doğru koca bir adım olduğunu düşünüyordum ama bu kadar da, tekerleğin yeniden icadı seviyesinde, geniş bir adım beklemiyordum. Windows 8, Windows 7'den ne kadar farklı? Bu soruya dün okuduğum harika bir anekdot ile yanıt vereyim: Bu yazıyı yazan gazeteci arkadaş Windows 8 beta sürümünü denerken diz üstü bilgisayarını oynasın diye 9 yaşındaki kızına veriyor. Ufaklık 15 dakika makine ile cebelleştikten sonra adama dönüp "baba bunun yerine lütfen Windows açar mısın?" Bu ufaklık gibi ben de ilk gençliğimdeki 3 senelik Commodore 64 (evet yaşlıyım) ve DOS ile kısa bir Dost hayatından (hayır, o kadar da yaşlı değilim) gayrı Windowstan başka işletim sistemi kullanmadım. DOS'u bir iki hafta kullandıktan sonra 1996 yılının on tarihi gününde, üniversitenin bilgisayar labında DOS command prompt'a "WIN" komutunu yazdım ve Enter'a bastım. Windows'un pencerelerle süslü harikalar diyarı önümde açıldı. İçeri daldım ve bir daha da ardıma bakmadım.

Bir zamanlar Windows. Bu ekrandaki şey Windows 3.1.  Bunun ilkel
olduğunu düşünüyorsanız Windows 1 veya 2 yazıp arayın ve ilkel görün.
O tarihi günden 1-2 ay sonra Windows 95 geldi (Yok Windows 95 dünyaya 1995 Ağustos'unda geldi fakat bizim lab'a bir buçuk sene sonra teşrif etti). Window 95, o zaman gerçekten de fütürist bir icattı. Bir kere bu kendi başına bir işletim sistemiydi. Ama en önemlisi bir devrin başlangıcı idi. Aşağıdaki ekran görüntüsü ilkel olabilir ama dikkat edin bugün Windows olarak bilip kullandığınız en son sistemlerin en temel bileşenleri Windows 95'de vardı ve bu sistem ile başladı. (Ekran görüntüsündeki sistem ilkel görünebilir ama o zaman dünyada Quad Core vardı da Microsoft mu gitmedi? Sokaktaki adamın ulaşabildiği en güçlü makinenin Pentium 166 MMX (64 MB RAM, 2GB sabit disk) olduğu, üniversitenin matematik modeller çalıştırdığı hayvani süper bilgisayarın bugünün iPhone'unun çeyreği kadar bile donanıma sahip olmadığı bir zamandan bahsediyoruz). Windows 95 ile Start Menu, Task Bar gibi son 17 senedi sanal hayatımıza hükmeden özellikler hayatımıza girmiş oldu.

Windows 95
Ve geldik Windows 8'e. Bu işletim sistemine Windows demeye dilim varmıyor zira eski dost Başlat (Start) tuşuna sahip değil. Sırf bu nedenle Windows 8'i ilk kurcaladığımda, yıllar önce Tekirdağ'da bir çiftlikte Windows ve fare kullanmayı öğretmeye öalıştığım yılların DOS'çusu dayı gibi hissettim. Windows 8 baştan aşağa dokunmatik ekranlı makinelerle uyumlu bir sistem olarak yaratılmış olabilir ama diz üstünde ilk kullanmaya öabaladığımda, bunu üzülerek söylüyorum zira ben bir Mixrosoft hayranıyım, kendimi kötü hissettim ve panikledim. Panikledim zira bundan sonra tüm dizüstü bilgisayarlar Windows 8 ile gelecek ve o ilk bir iki saniye aklımdan Yazıcıoğluna koşup Windows 7 kurulu dizüstü bilgisayar stoklamak gibi saçma sapan bir fikir geçti! ! This is blasphemy! Start tuşsuz Windows! This is madness ...! Oh no, this is Windows 8!

Beni panikleten ekran.
This is blasphemy ! This is madness!
Madness ..? This is Windows 8!
Neyse ki abartıyordum. Windows 8 başlangıç ekranı, Windows 7 üzerine kurulu bir katman gibi. Benim gibi eski dost masaüstünde çalışmak istiyorsanız Desktop app diye bir zımbırtı mevcut (evet app :( ) ve bu zımbırtı çalışınca ekran alışılmış masaüstüne dönüyor. Ama o da ne? Start tuşu burda da yok. Start tuşu yok, program yok, o zaman ne var Allahsız! Bu şekilde yaşayamayacağımı anladığımdan forumlara falan girdim, ve  benim gibi Windows 8 beta testçilerinin aynı şekilde ağladığını gördüm. Neyse ki Starcdock adlı bir şirket feryatlarımızı duymuş ve Start 8 adlı bir program (haşa program yok, app). Bu muhteşem uygulama Windows 8 masa üstüne Windows 7-stili bir start menu konduruyor. Dahası makinenizi direkt Windows 8 masaüstüne boot ederek bir büyük hayır duası daha alıyor. 4.99 doların her kuruşunu hakeden bir eser! Öyle ki Start 8 ile kalbim Windows 8 kullanabileceğime dair bir umutla doldu.

Microsoft programlara app demeye başladığı için app dünyasının olmazsa olmazı App Dükkanı (App Store) da sağlaması kaçınılmaz. Windows 8 Store şu an 1,000 civarı app'e sahip. Gülmeyin, Apple appStore yarım milyon app'e sahip olabilir ama dükkanı aynı işi yapan zilyon tane app ile doldurarak sayı yapmanın bir anlamı yok. Microsoft temiz ve kaliteli ürünler koymuş. Eksikler yok değil, mesela Google Maps, Gmail gibi app'ler yok ama olsun dükkan yeni onlarda zamanla olur herhalde.

Ben bu işletim sisteminden, bilgisayar ile tableti birleştiren bir devrim bekliyorum. iOS ve Android tabletler eğlence amaçlı muhteşem ama çalışmak, ödev yapmak onu geçtim not almak için rezil sistemler olduğundan bizim bildiğimiz anlamda bilgisayarlar hayatımıza hükmetmeye devam ediyordu. Şimdi akıllı dok istasyonları ile bilgisayar ve tableti birleştiren hibritler bekliyorum. Hatta smartphone, tablet ve bilgisayar olabilen üçü bir arada makineler bile piyasaya çıkabilir. Bekleyip göreceğiz.

[1] - Microsoft launches Windows 8